
Bana bir kış bahçesi vaadetseler. "İçine neler neler dikelim istersin?" deseler. Sayarım, "Bir ayva, bir hurma, bir kestane ve bir nar ille de..., cevizle fındığa gel de hayır de..., limon olsun, mandalina, portakal ve de kumkuat belki de." Elma armut yer kaldıysa dikilsin. Alıç aralardan sivrilsin.
Bahçem küçük, ancak yetişebilirim zaten hepsine, konuşmaya okşamaya yemeye yedirmeye. Öyle saksı gibi de yan yana dizilmeyecek ya bunlar. Aralarındaki mesafede uzun adımlar atılabilsin, ki serpilince kavuşabilsinler birbirlerine, dal dala, çiçek çiçeğe, yaprak yaprağa, meyve meyveye...
Kurduk bitti hayalimiz. Reality show başladı. Zır kapı Serap, "Hurmalar bahçeden, seversin sen..."
Huriyelerle camdan bahçeye bir bakışma ve Huriye, "Oya'nııım ayva toplayalım mı sana da?" Ben, "Eh hadi bari bir iki tane..."
Organik diyor satan, haşlanıp ayıklanmış kestanelerim var; adres, İnebolu Pazarı, İcadiye. Aynen narlar da, pazardan ama organikmiş, günahı satanın boynuna.
Cumartesi sabahından şekere basılmış nar suyunda ayva, Pazar sabahı fık fık, tıngır tıngır, fokur fokur derken, muhteşem tatölçer zekamla kestaneleri de salmaz mıyım içine?

Kısa keselim mi? Mutfağımda ayva nar birlikteliği resmidir. Uzun zamandır yaparım bu karışımdan reçelimsi tatlılar. * (Yıldızlı adresten okumaya devam...)
Günün tarifi, ikişer ayva ve nar; narlar önce kaşıkla ezilmiş sonra da mıncıklanmış iyice tel süzgeçten tencereye. Üç mandalina sıkılmış, ayvalar kabuklarıyla bızzztlanmış iri parçalar halinde. Kestane, dediğim gibi haşlanmış olacak, yarım kilo diyelim en az. Şeker kiloya varır neredeyse, karanfil de unutulmasın.
Kaynatın artık işte. Su da ekleyin ara sıra kaynar kaynar, pek bir çekiyor çünkü. Kaynadıkça köpükler alınsın unutulmasın. Göz göz ve kıvamı lık lık olacak. Tepeden tutulan kaşıktan ip gibi değil pıt pıt düşecek yani tabağa. Oldu da bitti. Limonla kestirmedim nedense. Ekşisi tatlısı pek yerindeydi de ondan sanki.
Geri dönersek eğer tepsideki kış bahçeme, bizim sahici bahçeden bir elma kaldı elimde; hurmalar da durup duruyor içinde.
Bir ocakta da brokoli haşlanıyor. Patates havuç biber ilavesiyle. Onlar süzülüp alınıyor tencereden. Suyuna, suyunaaa, suyunaaaaaa da tarhana. Tarhanaya bızzztlanmış hurmalar ve bir elma. Acı biber süs olandan, kara biber iri çekilmiş.

Meydana çıkan lezzet alışılmış iş değil. Öyle olur olmaz her mutfakta halledilip her dile damağa sunulacak bir lezzet de değil. Tadarken düşünen, yutarken tatların farkına varanlara göre desem. Acı ve tatlı ve ekşisiyle, köy mutfaklarımızın çalakaşık bandır tarhanasını beş yıldızlılara tac'eder desem.

Karışsın bol parmesanla, üstüne inceden sızma, kalın çekilmiş biber...
"Bahçeye gel baaaahçeye..." yazılsın bahçemin duvarına.
İmza Annoya.