Kedili Mutfaklar

Cumartesi, Aralık 31, 2005

Acısıyla tatlısıyla (II)

Panpepato / malzemeleri

Kalp çırpıntıları, çırpıntılı deniz gibi, ince ince heyecan... Yılın son gününe yine birlikte uyanmak, şükür Allah’ıma. Öpüşüp koklaşmak, sırnaşmak... Isırılmaklar, karşılıklı... Tırmalanmaklar, tek taraflı. “Haydi vınnnn uçuyoruz yataktan,” komut benden tabii. Hem günlerden Cumartesi, üçümüzün de saatlerce mutfakta kalabileceği gibi, hem de panpepato yapılacak, Yeni Yıl çünkü. Acısıyla tatlısıyla geçen 2005’in ardından yine acısıyla tatlısıyla, yeter ki göğüs gerebilelim, başa çıkabilelim, 2006 kapıda.


Yatmadan önce 200 gram büyük kara ve çekirdeksiz üzümü liköre yatırıp buzdolabında bırakmıştım. Bu yıl ahududu likörü kullandım. Meyveli bütün likörler yakışıyor, her yıl bir başkasını denediğime göre! Panpepato / biberli ekmek yapmak, malzemeler hazır olduktan sonra çocuk oyuncağı. Malzemelerimi de bu yıl, panpepatomuz görücüye çıkacağı için, ölçüp biçerek kullandım. Haydi bakalım. “Allah utandırmasın,” derdi kayınvalidem, Mamma Sponza, her yemeği fırına vermeden ateşe koymadan önce. Amin ve nurlarda yat.



Ceviz, çam fıstığı ve tuzsuz şam fıstık: hepsinden 150’şer gram. Ceviz ve çam fıstıklarını yıkayıp süzüyor ve kağıtla kurutuyorum.

Bir avuç acı badem, bulamazsanız üzülmeyin çünkü tadına baktığım her 10 bademden bir ikisi zaten acı. Dolayısıyla, 200 gram tuzsuz, ayıklanmış yıkanıp kurulanmış badem.

Şekerlemelere gelelim şimdi. Nişantaşı Dikilitaş’ın hemen aşağısında ne pastanesiydi, işte oradan, enfes. Kiraz, incir, portakal, 400 gram... Kuru incir 12 tane, kuru kayısı 14 tane, yıkanmış ve kurulanmış. Bende Amerikan üzümü var, bir avuç kalmış. Kamkat var, likörden çıkmış. (Şimdi bu kamkat umarım hayırlara vesile olur. Neden diyeceksiniz, deyin bakalım. Şundan: sevgili kardeşim Tijen bana kızdı... Yazışmaz, konuşmaz oldu... Ben de domuzum, sabrediyorum ama bir sabret, iki sabret... Yettiiii beeeeee. Yeni Yıl panpepatoma anneciğinin liköründen çıkarıp bana getirdiğin kamkatlardan da kattım Tizooooo. Atışmak gibi olmasın ama...)

Sooonrasına gelelim. Yarım kilo bal, kestane balını tercih ediyorum. %85 oranda kakaolusunu bulamadığım için %70’lik Lindt 100 gramlık çikolata. Üç çorba kaşığı bende bulunan %100'lük kakao tozu. (Valrhona marka, Fransız malı. Meraklısına satış noktaları http://www.valrhona.com/ ‘da. Tavsiye ederim. Ayy havam batsın yani...) Yoksa normal kakao tabii. Un 100 gram kadar. Bir çorba kaşığı toz tarçın. Altı yedi adet karanfil. Muskat rende bir çay kaşığı silme.

Haydi mutfağa çocuklar. Annoya dikkatle izlenecek, her yıl olduğu gibi. Bir çıkarınız yok bu işten ama, amaaaa akşama size pirzolacıklar ızgaraaaa...)

12 Comments:

  • hayallah ben hiç vazgeçmeyecektim somurtmaktan..
    demek ki geçiliyormuş!
    mutlu yıllar olsun sana...
    bu sene de gönderirim be oya. lafi mi olur ücbej kamkatın.

    By Blogger Mutfakta Zen, at 31 Aralık 2005 21:38  

  • Sen geldin ya, artık gam yemem...

    By Blogger Oya Kayacan, at 31 Aralık 2005 22:29  

  • Oya'cigim, girizgah hikayesi ayri guzel, tarifin ayri guzeldi. Hele o muhtesem malzeme listesini (Varlhona cikolatalar filan) okumak bile sabah sabah istahimi acti ama gel gelelim ki gozum su panpepatonun bitmis halinin resmini aradi ve bulamadi. Ekleyecek misin acaba?

    Mutlu yeni yillar dilegiyle,

    By Blogger zinnur, at 1 Ocak 2006 19:28  

  • Oya, aradigim resimleri asagidaki iletilerde buldum. Ellerine saglik, tahmin ettigim kadar guzel olmusa benziyor.

    By Blogger zinnur, at 1 Ocak 2006 20:33  

  • yapacam yapacam ama bende kamkat yok! tijeeeennnnn!!!!!!

    By Blogger fethiye, at 3 Ocak 2006 06:56  

  • Fethiye'cim, top Tijen'de ama kullandığım kamkatlar bu yıl panpepatonun lüksü oldu! Yoklukları sadece benim gidip Tijen'in boynuna başımı dayamayı eksiltirdi. Meyve şekerlemesini artır sen de 100 gram...

    By Blogger Oya Kayacan, at 3 Ocak 2006 08:42  

  • Bir şey sorabilir miyim? Kamkat nedir acep?
    Oya Hanım,
    Uzun zamadır ihmal ettiğim sokağımızın kedicikleri size sevgilerini yolladı :))

    By Blogger Ozge, at 3 Ocak 2006 09:37  

  • Sevgili Özge, benden de kediciklere sevgiler... İhmal etme onları, belki de senden başka kimseleri yoktur.

    Kamkat veya kumkuat, narenciye. İğde boyunda, mandalina renginde, kabuğuyla birlikte yenilebilen; reçeldi, likördü müthiş tatlara dönüşen bir meyve diyelim. Google'dan ararsan pek çok da resmi çıkar karşına.

    By Blogger Oya Kayacan, at 3 Ocak 2006 21:34  

  • benim bahçemde bir tane bebek kamkatım var ama henüz az meyvesi var.Büyüyünce ben size yollarım.Ben normalde reçelini,likörünü yapıyordum ama bu ufaklıktan daha sadece bir tane kabuğuyla yedim,kıyamıyorum.

    By Blogger amberinx, at 4 Ocak 2006 00:13  

  • Oldu sevgili Amber, beklerim Bebek Kamkat'ın büyümesini! Senin oralarda olur da kış soğukları olursa, üstünü örtmeyi unutma. Sıcak sever ya...

    By Blogger Oya Kayacan, at 4 Ocak 2006 09:15  

  • Tarifini okumak ve fotografa bakmak bile istahini kabartiyor insanin. Kesin yapacagim ben bunu. Karabiber miktari ne kadar olacak? Ben mi gormeedim yoksa kacirdim mi acaba??
    Guzel yillar iyi bayramlar..

    By Blogger Hanife, at 9 Ocak 2006 16:54  

  • Hanife'ciğim, karabiber miktarına çokça demekle yetindim sadece. Muskat için de az bir miktar belirttim. Benim ağzım baharat seviyor. Bu konuda bana güvenilmez yani. Ama gel benim ölçülerim için en az bir silme tatlı kaşığı taze çekilmiş karabiber ve silme çay kaşığı muskat kullan.

    Candan tarifi uygulamış ve
    "Keşke daha fazla biber ve muskat katsaydım," dedi. Malzemeler bu miktar ve fazlası baharatları rahat kaldırıyor.

    By Blogger Oya Kayacan, at 10 Ocak 2006 11:19  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home