Kedili Mutfaklar

Cumartesi, Nisan 19, 2008

Enginar, ipiydi sapıydı derken...

Mevsimin cilvesidir enginar, enginarcılar cilvelidir, yemesinde cilve barındırır. Kamyonetler, çekçek mi itit mi neyse işte o arabalar, küfeler dolusudur enginarlar yollarda. Tarlasında, pazarında, çarşısında enginar vardır bu zamanın... Yani zaman enginar zamanıdır.

Cilvesi soyunmasındadır enginarcının kaba saba ellerinde, bıçağa tav olup atmasındadır üstünü başını, cuppa limonlu suya vermesindedir kendini üryan; ki yoksa utancından mosmor olacak, kararacaktır. Enginarcı doyamaz soymaya, doyamaz ellerini döndüre döndüre enginarların bedeninde, okşamaya yolmaya...

Enginarcı sektirmem. Biraz seyre dururum bu cilveleşmeyi. Tanıdıktır zaten enginarcılar, tutuştururlar elime hemen tuz limonla ovulmuş bir tane. Dondurma külahından daha makbule geçer bana, ısıra kemire devam yoluma...

Haftada en az bir kere zeytinyağlı bir çeşidi pişer evimde. Bazı İtalyan usulü alışkanlıklarımdan pirinçlisi olur, siz bilmezsiniz belki ama all'acciuge yani ançuezli olur. Bir de klasiğim var tabii, her seferinde her nasılsa yaklaşık bir tarif tutturabildiğim. Saplar körpeyken tencereye dikine yerleştirip ıvır kıvırını etrafına koyar, kartlaşınca da çanağı sırtüstü yatırıp içini doldurarak yaparım.

Şu körpe sap mevsimi benim için çok önemli. Fena halde bir sap, kök filan merakım var. Sanırım, nur içinde yatsın Teyzem Jülide'yi anmam gerekiyor bu noktada. O saplardan ve köklerden öyle lezzetler çıkarırdı ki. Öyle de gururlanırdı ki, tek sebzeden becerip de üç dört çeşit yarattığı için. Marifetliydi canım benim, çoook.


Ben de enginar sapı pestosu yapmayı anlatsam size, ne dersiniz? Enginarlarını dün pişirmiştim, patates ve havuç renklendirmesiyle. Taze soğan, henüz dişlenmiş taze Taşköprü sarmısağı, limon suyu, sızma, deniz tuzu ve azıcık şeker yeterli bu yemek için. Enfes oldu.

Kendi saplarıma ilave başka saplar da aldımdı enginarcıdan. En büyük bıııızzzzz kabıma iki limon suyu, tazecik sarmısak dişleri ve deniz tuzu koydum önce. Başladım sapları ayıklamaya. Bıçakla bir baştan sona doğru kanırtarak kolayca oluyor bu iş. Sonra yine bıçakla havuç temizler gibi yaparak, eğer kalmışsa kılçıkımsılardan kurtuluyoruz. Bir iki sapta bir bızzzztımızı çalıştıralım ki limonla iyice karışsın, kararmasın saplar.

Dereotu bol bol, sızma istediğiniz kadar ve de parmesan ne kadar çok o kadar iyi... Doyumsuz lezzetinin yanı sıra pestoyu toparlamak için de parmesan fazlaca gerekiyor. Limon ekşisini yumuşatmaya azıcık şeker de gerek, şimdi tekrar bızzzztlayın. Bitti. Acayip. Accayip. Yani bu sabah keşfettim, ben keşfettim diye söylemiyorum. Accayiiiip.


Cilvelidir yemesi de demiştik.

Ben yaparsam tabii.

Akşama ızgara çipuraya cilvelenecekmiş üstelik.

Çipura çipura olalı böyle keyifle yenmemiştir.


Arkası var, 20:22 ...



Derkeeen akşam oldu. Ayıptır söylemesi diyerek iki fotoğraf daha koyalım dedik. Annoya'm yarısına yakın balığını bana yedirdi. Pesto yedirmedi, rakı içirmedi.



Çipura da çipuraymış. Tuzlandı ve sızmalandı sadece, teflonda iki döndürüldü ortalama ateşte. Dipdiri enfes oldu ızgarası. Yanakları pembeydi. Balıkçımın da günahı benim boynuma, havuz beslemesi değil, denizdendi denizden.

13 Comments:

  • Ama olmadı ki simdi Annoyam, evimin isini gücünü bitirip, yorgunluguma hic de aldırmayıp, aslanlar gibi pazarıma gitmisken, sonra ondan bundan alırken, ille de enginarımı almısken, ama, amma, satıcıya soydurtup elimde sap namına hic bir nevale kalmadan evime dönmüs ve aceba bizim dahi bugün ne yaptı ki diye bir de bakmısken!...
    Kaldım mı simdi pesto icin haftaya?...Kaldım :(
    Yalnız cok abes bulmazsanız bir sey sormam lazım, nasılsa benim 1 haftam var artık bu deney icin. Parmesanınızı hangi marka kullanırsınız, cok damdan düser gibi oldu ama, ne yapayım merak yine, eger sizin icin mahsuru yoksa söylemenizi de bekleyecegim...
    Simdi ben mutfaga, sızmalı enginarımı pisirmeye...
    Size de çipuranız ve agzımı sulandıran "accayip lezzet" icin afiyet, bal, seker olsun.
    Sevgilerimle...

    By Blogger dgül, at 19 Nisan 2008 17:50  

  • Ah Annoya,
    Gerçekten tam mevsimidir, enginarın, balığın, denize karşı rakılanmaların
    Afiyet olsun :)

    By Blogger Boncukçu, at 19 Nisan 2008 18:03  

  • Le Specialita Ferrarini, Parmigiano Reggiano... Sorman abes değil ancak buralarda bu markayı bulabileceğini zannetmiyorum. En iyisi marketlerde blok satılanlardan herhangi birini kullanmak, rendelenmişini değil. Bir daha da enginar saplarını enginarcıya bırakma Demet'çiğim. Pişirdiğin yemeğe ilave et hiç olmazsa, çok lezzetlidirler.
    ----------
    Şerefe Boncukçu... Akşamı bekleyemedim, koydum rakımı. İş çipurayı halletmeye kaldı.

    By Blogger Oya Kayacan, at 19 Nisan 2008 18:24  

  • Annoya, olmadı ki bu çipura ve rakı ikilisi şimdi... Şu antibiyotikler bitsin hemen böylesi bir sofra kuracağım.

    Ellerine sağlık...

    By Blogger Zeynep Zengin, at 20 Nisan 2008 01:34  

  • Merhaba, google' da karnabahar yemeği tarifi ararken, sitenize rastladım, tebrik ediyorum, gerçekten çok güzel, birazdan annenizin karnabahar tarifini deneyeceğim, sizin gibi hayvanseverim ben de, kedi ve köpeğinizin resimlerini gördüm, ikisine de sağlıklı uzun ömürler dilerim, benim bloguma da beklerim,sevgiyle kalın
    müjde dural
    http://antartika.blogcu.com

    By Anonymous Adsız, at 20 Nisan 2008 13:43  

  • Annoya'mm,

    Kadehte rakı, tabakta çipura hem de pestolu, yanı başında da güzeller güzeli bir pisi, daha başka birşey istememeli değil mi insan hayattan? Anın keyfine varmalı, tam da senin yaptığın gibi.....

    Sımsıcak sevgiler.....

    By Blogger pastacirapunsel, at 20 Nisan 2008 23:37  

  • Sevgili Oya Hanim;
    Cok severim, enginari. Siz ne guzel haftada bir yapiyormussunuz.

    Ben daha bu yil,enginarin tadina bakamadim bile.Ne kadar da tembelim...

    Karacigerimizin sagligi icin mutlaka yemeliyiz...

    Balik ve enginar ikilisine yine yine bayildim, elinize saglik...

    By Blogger Ebruli, at 21 Nisan 2008 09:26  

  • Oya' cım enginar' ın pilavını da yaparsın sen bir ara di mi :)

    By Blogger Çiğdem, at 21 Nisan 2008 09:30  

  • Oya cığım teyzen jülide den almışsın marifetli yanını.
    Yazını okudum bir çırpıda.Döktürmüşsün gene kelimeleri.Muhteşem uslübunla.
    Şu an enginar çekti canım sayende sabah sabah!!! olurmu? oldu vallahi...sevgiler .

    By Blogger daimamutfak, at 21 Nisan 2008 09:39  

  • Geçmiş olsun sevgili Zeynep... Antibiyotik yerine bir kadeh rakı olmaz mı ;~}
    ----------
    Ne iyi ettin de beni buldun Müjde. Welcome to the club!
    ----------
    "Basit yaşayacaksın," Rapunsel. Her tarzı denedikten sonra vardığım nokta bu.
    ----------
    Tembellik yok Ebru'cuğum, hiç yapamıyorsan benim gibi çiğ ye, salatasını yap ye. Üstelik pişirmesi en kolay, lezzeti en güzel yemeklerden biridir özellikle o annelerimizden gördüğümüz zeytinyağlısı.
    ----------
    Çiğdem'ciğim şu adrese bir bak...

    http://kedilimutfaklar.blogspot.com/search?q=enginarl%C4%B1+pilav

    Senin mutfağın marifet dolu, kimbilir sen nelerini becerip yapıyorsun da, haber etmiyorsundur bize.
    ----------
    Doğrusun Neriman, bu yaprağıydı sapıydı köküydü ayrıştırıp pişirmeye meraklı tarafım Teyzem Jülide'den gelmiştir. Sabah sabah enginar olmaz mı? Veya olmazsa neden olmaz? Bilemedim. Canının çektiğini yapacaksın. Sevgiler...

    By Blogger Oya Kayacan, at 21 Nisan 2008 10:18  

  • İştah şurubu mudur? Nedir bu resimler? Döktürmüşsünüz daha ne diyeyim? Dayanamayıp öpiyim bari :)

    By Blogger Margot, at 21 Nisan 2008 15:41  

  • enginar yarın pazardan ,sapıyla,yaprağıyla alınıp,Annoyamın yaptığı gibi yapılacak,aynı şekilde kereviz de unutulmayacaklar arasında...
    sağlıklı mutfak burada ,herkes buyurup gelsin ve öğrensin Oyacımdan...sevgiler Annoyam...

    By Blogger beyaz gelincik, at 27 Nisan 2008 01:01  

  • kaliteli ve hesaplı enginar icin bizim enginarcı...http://site.mynet.com/baskent_lee_1907/bizimenginarci/

    By Blogger baskent_lee_1907, at 23 Nisan 2009 00:01  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home