Kedili Mutfaklar

Cumartesi, Mayıs 20, 2006

Haftadan artanlar elde var bir...

Ajia’da yediklerimizden bazı fotoğraflarım var. Kalabalık gittiğimiz yerlerde fotoğraflarımız olsun derken, bir süredir bakıyorum ki makineyi sofra üzerinde de gezdirmeye başlamışım. Neden olmasın, zaten blogum artık pazar yerine döndü. Ne ararsan bedava!


Balkabağı dolması, bakmaya ve yemeye değerdi. Fıstığı üzümüyle, baharatlarıyla lezzeti ağzıma uygundu. Herkes kendi dolma içini hazırlayıp kullanarak yapabilir. Balkabağını elde bıçak öylesine ince dilimlemek her babayiğidin harcı olmasa gerek. Dolayısıyla şarküteri makinesi kullanılmıştır diye düşündüm. Tüh tüh, benimki bir teknede dolaşıp duruyor halâ. Yenisini almalı mı acaba?

Tel kadayıf böreği. Fikir olarak iletiyorum. Tadına da bakmadım.

Deniz börülcesi salatasını ben deniz börülcesi salatası zannederek ısmarladım. Paketlerde satılan karışık yeşillikler üstüne azami birbuçuk çatal miktarında deniz börülcesi servis edildi. Garsona kısa bir söylenme ve amacımı anlatma faslından sonra, mutfaktan sevgilerle bir ufak meze tabağı adı geçenden gönderildi. Salatam da keyiflendi, ben de. Yeşillik fotoğrafına ne gerek, koymuyorum.

Uzun zamandır yediğim en güzel risotto. Pirincin o kıvamı ancak usta ahçıya mahsustur. İki jumbo karidesle de tabağa görüntü hakkı verilmiş doğrusu. Lakin vongole yani kum midyeleri öyle ince bir ustalıkla kıyılarak pirince yedirilmiş ki, görmeden etmeden sanki aromatik bir durum yaratılmış gibi geliyor insana. Belki de adettendir, bilemedim.


Kestaneli sufle çok lezzetliydi. Gerçi adı sufleydi de kendi neydi anlayamadım. Ancak bu noktada iyice emin oldum ki, Ajia ahçısı yemeklerde adı asil olan malzemeyi yedekte oynatıyor. İçinden çıkan kestane miktarı, şöööööle söliiim, yarım kestanenin üçte biri kadardı. Vanilyalı dondurma ve çikolatalı sosla servis edildi.


Bal kabağı tartı yanında bal ve vanilyalı dondurması ile geldi. Ballı ballı yendi. Güzeldi...

Benim fotoğraflarıma bakmayın tabii, tembel fotoğrafları bunlar. Oturduğum yerden bu kadar olur ancak. Ne zamanını belirleyebiliyorum ne de ışığı. Demek isterim ki, görsellik bu yerde ön plânda.

Üstüne de sade kahve yanında Kanlıca suları üzerinden güzelim Boğaz seyri.

1 Comments:

  • Ben simdi dusup surada kuttt diye bayilacagim, gecenin bu saati bir bilen de olamayacak.. Bunlar ne boyle Oya'cigim, bayildim gittim.... Fotograflar da cok guzel cikmis, isik falan pek guzel bence, goruntudekiler bile yetiyor.. Afiyet, seker olsun.

    By Blogger Hanife, at 21 Mayıs 2006 08:13  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home