Kedili Mutfaklar

Perşembe, Ağustos 03, 2006

Pesto pestoooo pes...


Annoya’mız yine bizi bırakıp gidiyordu. Ben de mutfak tezgahında kalakalmış bakıyorum arkasından. Gitmesin istiyorum. Gitmesin kalsın, oynayalım istiyorum. Mutfaktan taze pişen yemek kokuları gelsin istiyorum. Durdu fotoğrafladı beni giderayak. “Tü tü tü maşallah oğlum benim”, dedi.


Çarşambalar oy oy, ne güzel günler bu Çarşambalar. Annoya çok gezmeye teşneyse Selimiye pazarına gitmeye bayılır. Yoksa da Kuzguncuk İcadiye’den geçer mutlaka. Eve bol yeşillik getirir. Ben yeşilin bekçisiyim. Ya siz? Yeşili sevin. Bol bol yiyin. Koruyun, ekin biçin, yetiştirin. Başka n’apılıyordu yeşille Annoya?


“Hah işte pestolar yapılıyordu,” diyecektim tam, ki yaptı yine. Her sene yapıyor. Yeşilliğin bolluğunda kışı geçirecek kadar yapar atar buzdolabına. Öyle ucuza geliyormuş ki. Yoksa gidip marketlerdeki küçücük kavanozlara dünyanın parasını veriyormuş insanlar.


Reyhanlıyı cevizli, fesleğenliyi çam fıstıklı yaptı. Halisinden sızması, tazesinden sarmısağı da girince içlerine çok nefis oluyormuş.

Daha yapacaktır biliyorum. Maydanoz pestosu, roka pestosu, pes yani pestosu...

Ben ve annem yemiyoruz. Koklarız o kadar.

15 Comments:

  • e peki Annoya' dan rica etseydin de tarifini acık bir şekilde yazaydı?:( Bizim için olur mu pofudugumm:)

    Figen

    By Blogger yemekvebiz, at 3 Ağustos 2006 12:26  

  • e peki gercekten butun kis dayaniyor mu o pesto annoya ?

    By Blogger Nes london-ist, at 3 Ağustos 2006 12:32  

  • Figen'ciğim, "pesto genovese" yani pestoların en hası olan tarifi vereyim, gerisini sen de benim gibi uydur uydur yap.

    İki demet fesleğen, 100 gram çam fıstığı, 250 ml sızma, 4 diş sarmısak, tuz, ince rendelenmiş parmesan

    Bütün kış saklamak istiyorsanız yağını daha az koymak, kullanılan miktara yağ ekleyerek artırmak da mümkün. Parmesan da kullanılacağı zaman eklenmeli.

    Tamam mı Neslihan?

    By Blogger Oya Kayacan, at 3 Ağustos 2006 15:22  

  • Ben de yapmistim Fethiye'nin tarifi ile cunku balkonda yetisen feslegenlere yetismek olasi degil. Hic bu kadar yaprak sevmeyi veren bitki yetistirmemistim. Ama benim simdi pestolu makarna tarifine ihtiyacim var. Acaba o da var mi kedili mutfaklarda? :)

    By Blogger ycurl, at 3 Ağustos 2006 19:21  

  • hala nefes alabiliyorum sayfa iyi geliyo:)))))

    By Blogger bencilkirpi, at 3 Ağustos 2006 19:35  

  • Annoya biraz fazla yapıp bize de gönderir miii? Ne tembelsin diyecektir şimdi, yok valla tembel değilim de hiç daha önce yapmadım, tereddütlüyüm ondan hani:)

    By Blogger zeyno, at 3 Ağustos 2006 19:55  

  • E tamam Curly, makarnayı haşlayacaksın sadece. Az önce noodle ve cevizli reyhan pestosu yedim. Muhteşemdi. Makarna suyunu tuzla kaynat, al dente haşla, hani hep anlatırım! Haşlanırken biraz biber de (kara, kırmızı) atabilirsin içine. Sonra süz ve pesto ile karıştır. Makarnaya incecikten tavuk parçaları ızgarası da katarsan güzel olur. Beyaz etli balık artı pestolu makarna müthiş lezzet yapar...

    Sen ot seversin kirpilerin güzeli.

    Zeyno ciddi misin?

    By Blogger Oya Kayacan, at 3 Ağustos 2006 21:36  

  • Ben de deneeceğim, başka hangi yeşilliklerle yapmalı ve acaba evde yapılanları buzlukta mı saklanmalı?

    By Blogger Aslicin, at 4 Ağustos 2006 10:19  

  • Nane şeysinden de şu pesto şeysinden de yapmak istiyorum. Fasulye turşusunu kurdum.

    By Blogger kuzine, at 4 Ağustos 2006 10:26  

  • Buzluk gerekmiyor sevgili Aslı. Kavanozlara doldurunca üzerine biraz zeytinyağ gezdirirsen, o zaten donarak koruyucu görevi yapıyor. Acı biberler, ceviz ve sarmısak harika oluyor, yani acı sevenlere. Süs biberlerinin zamanı gelmek üzere, benden hatırlatması. Lezzetini sevdiğin ne varsa böyle bızzztlama yöntemi ile saklayabilirsin. Kereviz yaprağı da olur, nane de... Ben tuzsuz badem ve nane deneyeceğim mesela. Kaymaklı dondurmaya karıştırıp yemeyi düşünebiliyor musun?

    Harikasın be Kuzen. Ben de yakında fasulye turşusu yapacağım. Kışlık bulgur pilavlarım için.

    By Blogger Oya Kayacan, at 4 Ağustos 2006 10:56  

  • Teşekkürler, iyi fikir haftasonu deneme yapar sonucu da yazarım :)

    By Blogger Aslicin, at 4 Ağustos 2006 13:26  

  • Aslı'cığım, herhalde badem ve naneye iyi fikir dedin değil mi? Öyleyse eğer, içinde zeytinyağ olmayacağına ve koruyucu bir malzeme katmayacağımıza göre, artarsa dondurucuda saklamanda fayda var.

    By Blogger Oya Kayacan, at 4 Ağustos 2006 19:25  

  • Pes yani pestosunu cok merak ettim ben!!! :))
    Ayy Oya, beni oldurdun yine, en sevdigim sey su pesto, ekmege bile sur sur ye:))
    Simdi ben birsey soracagim, evimde feslegeim var, saksida yani, bayagi bir buyudu, bir ablam var burada gecen gun 'aa ne guzel reyhanin var'demisti, ben de bazi yerlerde feslegene reyhan deniliyor diye dusunmustum ki, sen simid ikisindende ayri bahsettin. Ne farki var reyhan ve feslegenin, hani morumsu olan reyhan mi yoksa???

    By Blogger Hanife, at 4 Ağustos 2006 20:07  

  • Evet Hanife, resimde o mor mor duranlar reyhan. Pestolardan da koyusu. Ben de ben de, kızarmış ekmeğe sürüp yediğim zaman benden iyisi yok. Bruscetta bir bu iki.

    By Blogger Oya Kayacan, at 4 Ağustos 2006 23:37  

  • Annoya'cım, tatilden döndüm biriktirdiklerimi okuyorum. Ne de özlemişim seni. Biliyor musun ben Selimiye'de doğdum, büyüdüm. Çarşamba pazarına giderdik annemle biz de, bir elinden ben, bir elinden kardeşim Hande tutardı. Ne güzel pazardı o. Hele o pazardan alınan rengarenk şekerlerin tadı ne güzel gelirdi, annem istemezdi yememizi de babannem gizlice alır, getirirdi pazardan:) Ya işte bir yazı yazıyorsun, beni nereden nereye götürüyorsun Annoyam.
    Bu arada yaptığım her küçük kavanoz pesto sosu bana iki kilo olarak geri dönüyor. Ben onu öylece, çıtır ekmek bandıra bandıra yiyorum çünkü. Pişman mıyım, asla!

    By Blogger Burcu, at 7 Ağustos 2006 16:31  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home