Kedili Mutfaklar

Cumartesi, Temmuz 29, 2006

Pırasalı bulgurlu karışık et dolması


Yuvarlacık kabaklar, küçükçe patlıcanlar, orta boy lezzetli Çanakkale domatesleri. Pırasalarım kalem gibi, incecik. Tek tek seçtim hepsini. Bu sabah mutfağa girip bütün sebzelerimi tezgaha yaydığımda, keyfim gıcır gıcırdı.


Benim çocukların kaşığı çıktı yine ortaya. O kenarı tırtıllı Whiskas kaşığı benim ‘dolma aid’ adını verdiğim kaşıktır. Whiskas mama kutularının yanında hediye ederlerdi bir zamanlar, mamayı tırtıl kenarlı tenekeden iyice sıyırarak çıkartabilmek için. Yuvarlak oymak için birebir bu alet, domates ve bu kabaklar gibi.



Karnım aç olduğu için önce üç domates, üç top kabak ve dört patlıcandan çıkan bütün içleri biraz sızmada pişirdim. Yumuşayınca karabiber, tuz ve dereotu ilavesiyle yumurtaları kırarak kapakladım üstünü; nefis bir omlet oldu. Yerken de tobasco ve limon kullandım. Ya ben çok açtım, ya da bu omlet çok lezzetliydi. Başladım memnun memnun sırıtan ağzıma bir yandan omlet atıştırıp, bir yandan da dolma işini sıraya koymaya.


İncecik pırasalarım incecikten doğrandı. Bir fincan iri bulgur ve 300 gram kadar kıyma ile azıcık yoğurdum. Tuz ve karabiberden başka lezzet katmadım. Küçük domates parçacıkları ile kapakladığım dolmalarımı pişmeye koyarken tereyağ parçaları ilave edip dereotu dalları ile süsledim.

Dolmada soğan yerine pırasayı da rüyamda görüyorum kaç gündür galiba. Şimdi gidip bir tadına bakalım mı?

----------

Ve de geri geldiğimde, yemek programlarındaki şahsiyetlere benzettim kendimi... Her pişirdiğimi yediğimde benden çıkan sesler aynen onların çıkardıklarından. Ihmm mıııhmmm hıııımmm...


munevver ‘in 20 Temmuz'da pişirdiği patlıcanına baktınız mı? Tattınız mı? Ben görür görmez aşık oldum. İşte o da pişti bugün. Yine o dolmaya koyduğum küçükçe patlıcanların kardeşlerinden kullandım. Bir büyük domates dilimledim. Patlıcanları ayıklarken tuz ve limonla oğdum. Üç baş sarmısağın dişleri, tuz, çok az şeker, sızma ve de sadece kendi suyunda kısık ateşte pişti.

Çok iyi oldu.

Hattâ daha iyisi can sağlığı oldu.

Dolmanın peşine ekleyelim onu da, boynu bükük kalmasın, "Beraber piştik o ekranda da ben niye yokum?" demez mi sonra?

Deeer.

10 Comments:

  • Sn.Oya hanim mücveri biliyorum da omleti hic denememistim.Neticeyi ilerde yazarim.Tabacos fikri de sahane ellerinize saglik.Ama genede enginar benim favorim.
    Saygilarla

    By Blogger Ayn, at 29 Temmuz 2006 22:00  

  • şimdi ne desem..bilmem ki..?:)diyeceğim o ki..eğer ben kadın doğsaydım ve bu kafada olsaydım kesin ama kesin en az 150 kg..olurdum..şimdi mecbur böyle yapanları uzaktan seyrediyorum..o zaman olaya müdahil olur dum ki..mahvolurdum..mutfaktan falan çıkmazdım...ne güzel dolmalar..o dolma aid galiba senin isimlendirmen sevgili oya..
    whiskastan çıktığını söylediğin kaşık..yanılmıyorsam o senin yaratıcılığın yani dolmaların içini çıkarmak için ??
    ben anlamam yemek yapmaktan ve hatta hiç anlamam ama bilirim ki yemek yarışmalarında juriler tadına bakmadan önce bir de ayrıca estetik ve görüntü yönünden puan veriyorlar..işte her öğün bu blogdayım :)))

    By Blogger b a v e r, at 29 Temmuz 2006 22:54  

  • Sizin her yemek yazınızdan sonra kolları sıvayıp, önlüğü takıp mutfağa giresim geliyor. Öyle güzel anlatıyor, öyle güzel resimler koyuyorsunuz ki tablo gibi hepsi. Ellerinize sağlık

    By Blogger cenebaz, at 30 Temmuz 2006 00:01  

  • Enginar bitti Erdil Bey, sizin ilerideki omlet sonucuna kilitlendik. Tobasco benim her yerde favorim. Derler ya çaya çorbaya limon, bende hem limon hem tobasco:-))

    Yemek yapmayı sevmek için kadın doğmaya gerek yok ki Baver'ciğim. O kapasite veya o kafa meselesi her iki veya üçüncü cinste de olabiliyor:-)) Kedili Mutfaklar seni seviyor, her öğün bekliyoruz.

    Sağol be Çenebaz, bu keyifli yorumuna. Peki istiyorsun da neden girmiyorsun mutfağa önlüğü takıp?

    By Blogger Oya Kayacan, at 30 Temmuz 2006 00:35  

  • heveslensem mi ki

    By Blogger bencilkirpi, at 30 Temmuz 2006 22:19  

  • Ilahi Oya'cigim. O kasiktan benim Pamugumunda vardi. Hic kullanmamistik, o zamanlar aklima mi gelirdi dolma isi:)
    yaraticilik iste buna denir:)
    Pirasali dolma, cok iyi fikir, ellerine saglik.

    By Blogger Hanife, at 30 Temmuz 2006 22:43  

  • Kirpi'ciiim, düşünene kadar
    yapardım ben olsaydım!

    Kaşık mutfağımda gerçek işgörür aletlerden biri. Alet çekmecelerim tıka basa dolu, çoğu bir işe yaramaz ya malum... Pırasalı dolma çok iyi, tavsiye olunur.

    By Blogger Oya Kayacan, at 31 Temmuz 2006 15:09  

  • Omlet fiyasco.Tabaccos olmasa rezalet yazacaktim.Ben mücverde kaliyorum.Bu isi bilenlere birakalim.Oya hn.Haril haril siyah beyaz bir resim ariyorum cok sasiracaksiniz.Eski resimleri dialara tasniflemistim.Bulamiyorum.
    Resimde Anneciginiz ve Babaniz da var.Bulurbulmaz size email'le gönderecegim.
    Saygilar.

    By Blogger Ayn, at 31 Temmuz 2006 16:12  

  • Sadece ve sadece bir omlet nasıl fiyasko olabilir, üstelik içinde çok lezzetli sebze parçacıkları varken:-)) Sizi mutfaktan men etmek gerek Erdil Bey!

    Bakalım ne çıkacak bu kolajdan karşıma? Merakla beklemedeyim.

    By Blogger Oya Kayacan, at 31 Temmuz 2006 17:48  

  • Ben kaşığa bayıldım:) Harikasın, karnım da acıktı ben gidip bi sandviçle idare ediyim şimdilik:((

    By Blogger zeyno, at 31 Temmuz 2006 18:40  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home