Kedili Mutfaklar

Pazar, Temmuz 23, 2006

İmdat pireleniyoruz

(Normal halimde kaşınsam bile, "Hah işte pirelendin," diyor Annoya. Kaşınmadan oturmaya gayret ediyorum bu durumda.)


Nerden geliyor yahu bu iş başımıza, demeye kalmadı... Annoya anladı olan biteni.

Sokak arkadaşlarımıza yemek verdiği bahçeye kocaman bir halı çıkarmışlar. Rulo yapılmış bir halı. Kardeşlerimiz hayli sevinmişler bu duruma. Bir anne kedi de aralara bebeklerini saklamış ki, değmeyin keyfine. Annoya da adeti veçhile gidiyor tabii bahçeye, sularını değiştiriyor, mamalarını yerleştiriyor, bebelerin kaşını gözünü kontrol ediyor...

Meğer halı pirelenmiş de pirelenmiş, olmuş bir pire yatağı. Hop sıçramış pireler Annoya’nın paçalarına. Girmişler bizim eve. Dün sabah bir de baktık ki Annoya üstünü başını çıkara çıkara arkaya, balkona koşuyor. Attı herşeyi dışarı, bıraktı. Çok da komikti hali. Biz de peşinden koşuyoruz tabii, o bizi ters geri kovalıyor. "Yaklaşmayııın pire vaaar," diye bağırıyor sıçraya hoplaya. Pireyi pek anlamadık tabii ama çok eğlendik doğrusu.

Derken bu sabah oldu. Yine aynı şey. Yine yaklaşmış halıya. Çünkü minikler oradaymış da onları görmeden olmazmış.

Olan bize oldu. Azıcık eğlendik, karşılığında pireleniyoruz galiba. Bir tane ilacımız vardı. Cancan’ın ensesine damlattık bugün. Yarın da bana pire ilacı alınacak.

(Annoya balık yapıyordu, şu tabakta gördüğünüz boşluğa yerleştirmek için. Ben de rokalar taze mi değil mi diye tadıyordum ki, enseme yedim serin serin üç beş damla pire ilacını.)

Annoya beni bulup eve aldığında da pire küfesi gibiymişim. Bebek kedilerde çok tehlikeliymiş pire. Tenya kurdeleleri taşırmış mesela. Bir de o kadar çok olunca öyle bir kan emerlermiş ki, kedicik anemik olabilir veya başka hastalıklara davetiye çıkaracak kadar zayıf düşermiş.

Çok uğraştıydı pirelerimle o zaman.

O gün bugündür ilk defa başıma geliyor. Hele Cancan hiç bilmez böyle şeyleri, hanım evladıdır.

Umarım pirelenmemişizdir.

Yarın sokak kardeşlerimizin mama yeri değişecekmiş.

Pireli halıyı ve içindeki bebeleri ne yapacağımızı daha bilmiyormuşuz.

10 Comments:

  • Ayyy okurken kasındım durdum :)))
    Piresiz gunler inşallah:) Cok sevimli pufuduk pufuduk,

    Figen

    By Blogger yemekvebiz, at 23 Temmuz 2006 19:18  

  • Sn.Oya hanim.Hepimizin basina geldi kismet bu sefer sizdeymis.Sokaga cikiyorlarsa bu rizokalarla karsilasacagiz.Asilari birde pire icin boyna takilan bir tasma var.Ben taraftar degilim ama o da bir care.
    Saygilarla.

    By Blogger Ayn, at 23 Temmuz 2006 22:22  

  • pire tasmasi
    ve stronghold veya frontline damla kullaniyorum ben Dumduma , cunku burda bahceye cikiyor zilli . kasininca panikliyorum
    hepimize piresiz gunlerr

    By Blogger vintage biscuit, at 23 Temmuz 2006 23:59  

  • Kimsesizledrden biri bodrumda yavrulamış, bizim bodrumu da pireler basmış. İlaçlatıyoruz yine pire oluyor, kızımın bisikleti içerde rehin kaldı , pirelerden girip alamıyoruz yok mu çaresi?

    By Blogger kuzine, at 24 Temmuz 2006 08:57  

  • Figen'ciğim ve Büsküü'cüm, eskiden yaz aylarında birer pire tasması takıyordum Kimsecik ve Cancan çocuklarıma. Sonra vazgeçtim çünkü malum hiç sokağa çıkmıyorlar ve kendilerinde hiç pire tesbit edilmediydi. Bir süre damla da kullandık. Şimdi yine damlalanıyoruz işte. Birer de tasma alacağım ama yine de, bir ay falan taksınlar keratalar hiç olmazsa. Baksanıza Annoya tekin değil pek pireden yana.

    Sokağa çıkan ve onlara taşıyan benim sevgili Erdil Bey:-)) Bakalım kendime göre bir pire tasmasını, ki ancak kuçular için olanlardan denk gelecektir, alıp taksam iyi olacak bu hesapta:-))

    Vallahi bilemiyorum Kuzen, acayip izbe yerlerde yavrulayan dünya kadar kedi köpek baktım, bu benim de ilk defa başıma geldi. Sanırım sizin bodrumda da pirelerin sevdiği, halı misali, bir şeyler var yerleşip oturdukları! Bebeler daha oradaysa ilaç onlara zarar veriyordur mutlaka. Aman dikkat.

    By Blogger Oya Kayacan, at 24 Temmuz 2006 09:35  

  • Ebediyete giden kedim Sarman özgür bir sokak kedisi kimliğinden çıkmasın diye sokağa bırakırdım... O da arkadaşlarının yanına bodrumlara girip çıkardı doğal olarak... Bu pire yanlış anlaşılr. Kedinin bünyesinin yaptığı değil, kapalı, kuytu alanların var ettiği "toz piresi"dir bunlar... Sarman'da tıpkı Oya gibi üzerine aldığı bu pireleri eve taşırdı.. En sonunda bi güzel pirelendik.. Neler yapmıştım da baş edemedim... En sonunda DETAN MAXİ denedim... Üstelik evde yaşayan canlılara hiç bir zararı yok! Sonuç da oldukça mükemmel... Öneririm...

    By Blogger esintiler..., at 24 Temmuz 2006 11:16  

  • gecmis olsun...benimde sibelim pirelenmisti...damla kullanmistik...evdeki pirelere ne oldugunu hatirlamiyorum bak simdi...damlayi sik sik tekrarlamak gekiyor...veterinere kedimizin pirenlendigini, nereden gelmis olabilecegi hakkinda hic bi fikrim olmadini, sibelin hic disari cikmadigini soyledigimde aldigim cevap"kedinin disari cikmasina gerek yok ki siz cikiyosunuz" du...cok guldum sonradan...;))))

    By Blogger mathy, at 24 Temmuz 2006 11:45  

  • Dilerim bir an önce kurtulursunuz, ben okurken kaşındım, çok zor olmalı...

    By Blogger zeyno, at 24 Temmuz 2006 14:30  

  • Evet Şirin'ciğim, zaten bu olayda da suçlu o pis halıdır. Metruk duran evin içini boşalttılar, pirelenmiş halıyı da çıkartıp attılar ortaya. Neyse ki pireleri anında farkettim, evde bir şey yok bu güne kadar. Çocuklara zıpladılarsa da damla ve tasmalarla halledeceğiz iki günde.

    Yaa Mathy, olay budur. Hayvan sevmeyenler hep vır vır konuşur, korkmuyor musun hastalık taşır bunlar falan diye. Ben de hep, onlar benden korksun, derim. Görüüyoruz işte.

    By Blogger Oya Kayacan, at 24 Temmuz 2006 14:42  

  • Benim Pamugumda pek pirelenirdi, hem de surekli. Nefret ederdi ilaclardan ama sikardik ne yapalim..
    Gecmis olsun Annoya, guzellerime bakmaya doyamadim:)

    By Blogger Hanife, at 25 Temmuz 2006 23:13  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home