Kedili Mutfaklar

Pazar, Temmuz 09, 2006

Naneli süt reçeli / çevirmesi


Süt reçeli benim keşfim değil elbette. İlk yediğim Fransız arkadaşım Josette’in elindendi. Sonra silmişim kafamdan. Yıllar sonra Güven Osma’nın kızı Aslı’cığım yaptı, yedik. Sütten veya sütlü reçel, ailemce nakşedilen reçel ve marmelat belleğimde olan hiç bir kavrama uymadığı için yine sildim...

Derken bende yaklaşık bir yıllık geçmişi olan nane reçeli uydurmak hallerim başladı. Nane limon reçeli yapmıştım belki hatırlarsınız. Pek de memnun değildim sanki sonuçtan. Nane kararıyor ne etsem, delirtiyor. Görseli kötüyse tadı iyi olsa n’olacak yani? Yemek önce gözlerce yenir. Derken dudaklardan geriye düşen ve henüz damağa varmamış dil dokunuşlarıyla. Mideye inene kadar alacağımız kaçlarca zevk/lezzet/keyif/tat var, offf aman sayamıyorum.

Neyse ki elimizin altı internet. Yazarsın confiture de lait, bakarsın ne diyor. Ben en kolayına takıldım tabii.
http://www.theworldwidegourmet.com/sweets/pudding/milk-jam.htm

Dünya gezgini (globe-trotter) Jasline, Buenos Aires’deki bir Patagonya lokantasından almış tarifi. 2 litre süt, 2 kilo şeker ve lezzet vericiler kullanmış; vanilya kahve veya likörler gibi. Körün istediği bir göz, Allah’ın verdiği iki; evreka ki bu kadar olur!

Jasline’den süt reçelinin tercüme-i hali şöyle:

Reçelin pişeceği tencereyi soğuk su ile çalkalayın; kurulamayın.
Başka bir tencerede sütü ısıtın; nazikçe / gently, diyor Jasline.
Reçel tencerenize tüm malzemeleri koyun ve çok kısık ateşte, tahta kaşıkla sürekli çevirin, ki üstü kaymak tutmasın.
Karışım yaklaşık 40 – 50 dakika sonra koyulaşıp somon rengi alacaktır, şimdi yoğunluğunu test etmek gerekiyor; süt kaşığın arkasında donacak ve soğuk bir yerle temas ettiğinde katılaşacaktır.
Kavanozlara koyun ve buzdolabında saklayın.

Bir gurme ürün satıcısı da şöyle tarif etmiş süt reçelini; karamel kokusu elde edene kadar yavaşça karıştırılarak pişirilen tam yağlı süt ve şeker.
http://www.cuisine-french.com/cgi/mdc/l/en/boutique/produits/dok-confit_lait.html

Dulce the leche Arjantin mutfağındaki adıymış. Ben confiture de lait diye aradım, ilk tadımım Josette’in elinden olduğu için galiba. Veya da milk jam... Sağolasın internet.

Şimdi giriliyor mutfağa, içimde kahrolası bir şüphe! Diyor ya, koyulaşınca somon rengi alacaktır diye. Yine bozacak mı renklerini benim o zümrüt yeşili nane yapraklarımın ve sirop de menthe’imin?
Sirop de menthe, buzdolabı bekçiliğimi yapan bir kutu nane şurubu. Bu günlerde sıkça gündemime girmeye, kendini kullandırmaya çalışıyor. Geçen Pazar günü, 2 Temmuz olan doğum günümün ‘kutlu doğum haftasına’ başlarken yaptığım aile yemeğinde de kullandım mesela. Nefis bir meyve salatası ile servis edilmek üzere nane şuruplu ve taze nane yapraklı krem şantiye. Offf ki ne of olmuştu. Artan pastama bir mum dikip sizler için fotoğrafladım ya hani, yanında görülen yeşillik tepe de odur işte. Çikolata ve bal bademli pastaya naneli şantiye tadı, aman aman pek de yaraştı.

Neyse sonunda kendimi mutfakta buldum. Deneme mahiyetinde sütü 750 ml, şekeri 700 gr, nane şurubunu da 120 ml kullandım. Saksıda yetişen nanelerimden ve annem Selma’nın yeni kuruttuğu nanelerden de attım içine. Bu naneli sütü uzunca bir süre karıştırdıktan sonra tel süzgeçten süzdüm. Tabii yine ıslatıp kurulamadığım bir tencereye aldım ve çevirmeye devam ettim.
Niye böyle yaptım diyeceksiniz değil mi? Çünkü nane kokusunu yeterince aldığına kanaat getirdim ve reçelimin acılaşmasından korktum. Bir daha yaparsam tülbent içinde atarım nanelerimi ve zamanı gelince çıkarır alırım. Türkün aklı sonradan gelirmiş, işte ispatı! Artık herkes çok mu akıllı nedir, uzunca zamandır duymuyordum ve de bu güzelim ata sözümüzün böylece hakkını vermiş oldum.

O sırada Josette’i aradım, Grenoble’u.

“Ma vattene Oya, tu es drôle, a mourir de rire...”, falan dedi her zaman konuştuğumuz gibi yarı İtalyan yarı Fransızca. Kalk sen kadına, otuzbeş kadar yıl sonra, Roma’da yaptığı fındıklı çikolatalı süt reçelini hatırlat. Reçeli üstüne sürüp yediğimiz biscottileri filan tarif et. Bir senedir yapmayı düşündüğün naneli reçelin sırasının bugün geldiğini anlat...

Bir yandan da sütü çeviriyorum, çeviriyorum, çeviriyorum..., ve de evet buldum, bu sütlü mamûl kıvama geldiğinde çevirme gibi oldu. Naneli süt çevirmesi. Ama lastik gibi çevirmelerden değil, ağızda eriyip bitenlerden. Kıvamı deyince, hani sakız reçeli kıvamında sanki. Akışkan hiç değil. Tadı, çok tatlı ama muhteşem. Yine öyle bisküvi veya kek arasında falan yemek için ideal mesela. Sanki frosting gibi de aynı zamanda.
Mutfakta, ayakta, durmadan tencere karıştırarak geçirdiğim bir küsur saate değdi.

Zaten yarım saatini Josette’le geçirdim.
Noel’den beri konuşmamıştık.

24 Comments:

  • Oya Hanım,
    Dilim tutuldu. Ne guzel bir renktir o oyle...ferahlatıcı nane ile sütün birleşimi..Ellerinize saglik. Her seferinde ufkumu aciyorsunuz...

    By Blogger Ozge, at 9 Temmuz 2006 21:26  

  • Renk muhteşem. Eminim tadı da öyledir.

    By Blogger cenebaz, at 9 Temmuz 2006 21:39  

  • Dulce de Leche'nin naneli de yapıldığını bilnmiyordum. Ne muhteşem bir renk Oya Hanım! Gerçi ben başka bir tarifle denemeye niyetleniyordum ama sizinki daha emniyetli gözüküyor. Sabrınıza ve yaratıcılığınıza hayran kaldım. Ellerinize sağlık.
    Tülin

    By Blogger evcilkedi, at 9 Temmuz 2006 21:45  

  • Renk güzeller güzeli değil mi? Benim çok eskiden sütlü nane likörü içmek gibi bir adetim de vardı Özge'ciğim. Roma Piazza di Navona kahvelerinde pek revaçtaydı nedense bu içecek, bol buz ve tepesinde nane yaprakları ile; "latte menta per favore, grazie"!

    Nane ve tatlı seviyorsan eğer bunu da seversin Çenebaz.

    Vallahi ben de bilmiyordum Tülin'ciğim. Ben yaptım oldu:-)) Her lezzete öylesine açık bir tarif ki, yaklaşık birebir süt şeker ilişkisini bozmazsan eğer, özellikle pastacılık sevenler için çok kullanışlı bir malzeme olur.

    By Blogger Oya Kayacan, at 10 Temmuz 2006 09:26  

  • Annoyacım, bu çevirmeyi çikolatalarıma dolgu olarak kullanırsam After Eight lezzetine yaklaşır mıyım sence?
    Bir de o nane şurubunu buralarda bulma imkanı var mı, şarküterilerde var mıdır mesela?

    By Blogger Burcu, at 10 Temmuz 2006 12:35  

  • Sevgili Burcu, geçen yıl Metro'dan almıştım. İnanamayacağım kadar çok çeşidi vardı. Uzunca zamandır gitmedim, hala ver mıdır onu da bilemiyorum. 'Sıkı' şarküteriler, hani gerçek İtalyan salamları falan satanlar bu tip şeyler bulunduruyor. Bir de Makro'da olabilir. After Eight 12'den vurmuş:-))

    By Blogger Oya Kayacan, at 10 Temmuz 2006 19:04  

  • Hem harika renkte, hem tatli, deger inanki bir saat cevirmeye. Cok ta cici bir görünümü var, kalplerin icinde.
    Ellerine saglik!

    By Blogger tata, at 10 Temmuz 2006 19:37  

  • Sevgili Oya çok farklı ve yaratıcısınız tebrikler
    Siyahinci

    By Blogger SİYAH İNCİ, at 11 Temmuz 2006 10:52  

  • Tata'cığım ve sevgili Siyah İnci'ye teşekkürler...

    By Blogger Oya Kayacan, at 11 Temmuz 2006 19:30  

  • sevgili oya. şimdi o kesin süperde kokuyordur...misler gibi..bu arada dikkat, bazı tv programları çalıyorlar bu yayınları benden söylemesi..
    benim bir sorum olacak.
    demişsin ya kavanozlara ,buzdolabına koyunuz diye..
    onu yapmayıp buzluğa koysan, dondurma gibi ...
    ??
    olmaz değil mi ?
    (gülmeyin)
    merak...?

    By Blogger b a v e r, at 12 Temmuz 2006 00:30  

  • Bir yasima daha girdim desem:) ben ilk kez duydum 'confiture de lait' falan hic bilmezdim. Hele o muhtesem renk, nasil guzel gozukuyor.
    Afiyetler olsun..

    By Blogger Hanife, at 12 Temmuz 2006 01:07  

  • Baver'ciğim, o internetten tarifini aldığım hatun buzdolabı demiş, e tabii mantıklı çünkü malzeme süt. Her ne kadar şekerle çevriliyorsa da ekşiyecektir. Dondurucu meselesi olmaz bana kalırsa. Dondurma dokusu hiç değil çünkü, kaskatı kesilip kalır -ve de gülmedim-!
    Biliyorum internet avcılarının istediklerini alıp istedikleri gibi kullandıklarını ama hırsıza kilit olmaz be Baver.

    Hanife kadar marifetliye bir ilk duyurmak marifettir yani...

    By Blogger Oya Kayacan, at 12 Temmuz 2006 09:41  

  • Teveccuhun Oya'cigim,
    Her zaman izindeyim:)

    By Blogger Hanife, at 12 Temmuz 2006 16:18  

  • çok ilginç tadı neye benziyor, muhallebi gibi mi

    By Blogger VANİLYA, at 14 Temmuz 2006 17:41  

  • Değil Vanilya, muhallebi tarzı olması için unlu bir malzemeyle yapılması gerekir. O da katılaşmaz lökleşir. Bu şekerin sütü katılaştırması ile, hayli uzunca bir zamanda yapılıyor. kıvamı yoğun ama ağızda eriyor. Desem ki sanki tahin helvası kıvamı gibi.

    By Blogger Oya Kayacan, at 17 Temmuz 2006 11:50  

  • Oya hanım öncelikle ellerinize sağlık renk süper tarif mükemmel sabır 10 numara sayfada görür görmez doğru metroya gidildi gerekli malzemeler temin edildi ocağın başına geçildi aman allahım karıştır karıştır bitmez hava 40derece mutfak 60'lara doğru yükselişte ergime noktasına ulaştı ulaşacak ölüyorum terimimi sileyim karıştırmaya devam mı edeyim sayıp dökeyim mi derkeeeeen ta ta taaaa işte olduuuu;))))derin bir ohhhhh yanına da bir soğuk çamlıca gazoz karşı da bak yeşil yeşil manzara değmeyin keyfime zafer keyfi olsa gerek benimkisi bende piştim ama değdi doğrusu ellerinize sağlık ben benimkine gözüm gibi bakıp az az kullanacağım ve bu tarifi bir daha ki sefere kışın uygulayacağım ama dolabımdan asla eksik etmeyeceğim tekrar teşekkür ederim:))
    SEVGİYLE

    By Blogger zuhalyalcin, at 12 Ağustos 2006 05:48  

  • OYA'CIĞIM
    Sormayı unuttum olap ömrü ne kadardır sence bir bilgin varmı?Acaba diğer reçeller kadar uzun ömrü varmıdır yoksa süt içerdiği için kısa mıdır ne dersin?Kıyamayıp az az kullanacağım derken hiç kullanamamak olmasın da;)
    SEVGİYLE KAL...

    By Blogger zuhalyalcin, at 21 Ağustos 2006 01:44  

  • Hadi bir tavsiye de ben yapayım, madem after eight o'clock dediniz :) Bitter çikolatayı benmari usülü eritip kağıt top kek kalıplarına fırçayla yada çay kaşığıyla ince bir kat sürüp buzluğa atın, donunca çıkartıp tekrar çikolata ile fırçalayın, her kalıp için işlemi 3-4 kat tekrarlayın. 1 saat kadar buzlukta bekletin, çıkartıp içlerine soğutulmuş bu reçelden birer kaşık koyun, dolapta servis edeceğiniz zamana kadar bekletin, servisten önce kağıt kalıpları dikkatilce yırtıp çıkartın. Üzerini dilediğiniz gibi süsleyin, çoook çıık duruyor, çok da lezzetli oldu!
    -Bahar-

    By Anonymous Adsız, at 31 Ocak 2007 12:09  

  • after eight tutkunu olduğum için bu reçel dikkatimi çekti kendinize has yorumunuzla dahada güzelleştirmişsiniz resimlerdeki renkler beni çok heycanlandırdı bende hemen deniycem umarım sizin gibi başarılı olabilirim paylaşım için çok teşekkür ederim

    By Anonymous Adsız, at 26 Nisan 2007 19:41  

  • after eight tutkunu olduğum için bu reçel dikkatimi çekti kendinize has yorumunuzla dahada güzelleştirmişsiniz resimlerdeki renkler beni çok heycanlandırdı bende hemen deniycem umarım sizin gibi başarılı olabilirim paylaşım için çok teşekkür ederim. Nezahat Erpınar

    By Anonymous Nezahat Erpınar, at 26 Nisan 2007 19:43  

  • oya ablacığım bir dergide gördüm "confiture de lait"i internette aratırken sana denk geldim. Normadiya'ya özgü bir reçelmiş malum, inekleri pek bi meşhur sütten böyle ilginç bi tarifleri olmasa şaşmak lazım. birde yeni bir şey dulce de leche diye bir peynir türü varmış tatlı ve tuzlu iki tat bir arada. :)
    Sevgiler.

    By Blogger özge kelebek, at 15 Ekim 2008 16:16  

  • Bu aralar reçellere takmış durumdayım.Kışın etkisi ile içimdeki yemek saati reçelleri gösteriyor. Ne güzel anlatmışsınız? Ama şaşırmadan edemedim, ne ilginç bir tarif..Mutlaka deneyeceğim ;)

    By Anonymous suesse-mahlzeit, at 27 Kasım 2008 00:18  

  • Ben içine çubuk tarçın atarak yaptım, muhteşemdi. Gönül Aygün

    By Anonymous Adsız, at 11 Aralık 2013 15:32  

  • Tarçınlısı... Ellerine sağlık Gönül, sanki aldım o lezzeti.

    By Blogger Oya Kayacan, at 14 Aralık 2013 21:47  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home