Giderayak keyif bıraktı 2009

Ağlamam geldi, ağlamam gitmedi... Dudaklarımı büzdüm çocuk gibi.
Hangi Sabancı'ysa, vereceği yeni yıl partisi düzenlemesinde bu toptopları kullanacak olan, işte "O" Sabancı'nın evine bir dal eksik gitti.

Şemsi masayı boşaltıyor, tozu alınacak örtüsü değişecek filan. Bizimkinin gözü toptoplarda, inmiyor da inmiyor aşağı.

Bereketini bizde unut giderken, diye dua ettim 2009'a.

Kereviz pişirmenin son perdesi budur benim evimde. Hazır söz toplardan açılmışken, iki top kereviz ve zarif sayılacak büyüklükte üç beş havuç bütün halleriyle girerler tencereye. Aynı kerevizlerin güzel dalları ve yemyeşil yaprakları da yerleştirilir aynı tencereye. Bir ajdaaa pirinç, karanfil tanecikleri, sızmanın alâsı, balın süzmesi; ayyyy dilimde tüy bitti tabii ki denizin tuzu...
Derken birer portakal ve limonun sularıyla inceden tırtıklanmış kabukları eklenir. Soğan koymadım nedense, olsa da olur. Su tabii ki gerekir ama sakın çok değil, pirinçleri yumuşatmaya yetecek kadar sadece. Amacım önce suyunu iyice çektirip kuru bırakmak yemeği, sonra mesela zeytinyağlı pırasaya da çok yakışan dibini tutturma muamelesini çekmek.
Derken birer portakal ve limonun sularıyla inceden tırtıklanmış kabukları eklenir. Soğan koymadım nedense, olsa da olur. Su tabii ki gerekir ama sakın çok değil, pirinçleri yumuşatmaya yetecek kadar sadece. Amacım önce suyunu iyice çektirip kuru bırakmak yemeği, sonra mesela zeytinyağlı pırasaya da çok yakışan dibini tutturma muamelesini çekmek.

"Ne münasebetle bütün bütün pişirdin peki bunları, ne farkedecek ki doğranmışı ile," diyecek olursanız, ki olmayın, çokça şey farkediyor. Kereviz kendine has lezzetini merkezine doğru gittikçe yoğunlaşarak hapsediyor ve de bu durum, aynı kereviz topundan değişken tatlar almaya kadar vardırıyor işi. Havuçla ilgili diyeceğim, kerevize uyumlu dekor sağlamak üzere bütün bıraktığım, yok başka bir ard niyetim.
Yağdırın üstüne üstlük yaban mersinlerini, şakır şakır...
Dönüp dönüp kutladım kendimi.

Paris'ten çay geldi. Noël à Paris adı hoş tabii de, ben İstanbul'da demleyip içiyorum. Karanfili ve tarçını buram buram burundan girip genizden akan, ne kadar sıcak içersen göğüs ve mideye o kadar alev aldıran bir çay bu.
Bu ara kahvelerimi eksiltip bitkisellerimi çoğaltma fikirlerim arasında sıkça içtiğim yeşil çay, karanfil, zencefil ve tarçın dörtlüsüne de benzemiyor değil.

Ve deee, ve deeeeee tatatataaaaaaaa..., bebek müjdesi aldık ailece. Gelinim Nurci ve Yeğenim Aycan artık ANNE&BABA olmak üzere hazırlık yapıyorlar. Kız olacağını öğrenir öğrenmez kız bebek pastasını kapıp gelmiş Nurci Art Cafe'den.
Giderayak yaptın yapacağını 2009.
Mutlu mutlu baktıracaksın arkandan.
17 Comments:
keyfinizi katlanarak devam etsin, artsın Oyacım...
By
Basak, at 29 Aralık 2009 09:12
Oya abla sabah sabah içimi açtın. Bu nasıl keyifli bir yazı. O dediğin yeşilçaylı tarçınlı karanfilli çaydan ben de pek yapar oldum akşamları, harika diyorum başka bir şey demiyorum. Bebek müjdesine de bayıldım. Darısı benim başıma.
By
Güneşli Günler, at 29 Aralık 2009 09:23
Ama ben o Cancan'ı yerim ki.. nasıl bir nöbet tutmadır o:) Günüme inanılmaz bir neşe kattı.. öptüm patilerden:D
By
pinomino, at 29 Aralık 2009 11:12
Sağol Başak'çığım, keyfi kendi içimizde üretmemiz gerekiyor bu devirde. Yaptığım bu, yoksa düşün düşün... ;)
----------
Evet yaaa, bebek müthiş bir müjde 2009'un bize verdiği. Dilerim 2010yılının ilk bebek haberini de sen verirsin Güneşli Günler.
----------
Pınar'cığım, senden çaldıklarımın ardı arkası gelmiyor. Az önce de Küçük Prens(es)'ini alıp getirdim bizim eve, masamın üzerine. O arada sen Cancan'a yazmışsın baktım. Aile boyu öpücüklerimiz var, bizden size...
By
Oya Kayacan, at 29 Aralık 2009 11:58
Yeğenlerinizi kutlarım, sağlıklı bir hamilelik dönemi dilerim. Bebek geleceğine göre 2010 şimdiden mutluluk dolu geçecek, belli:)
By
cenebaz, at 29 Aralık 2009 13:57
Annoya, bayılıyorum mutfağında keyifli keyifli yaptığın yemeklere okurken "bir koşu mutfağa gidip yemekler yapasım geliyor"
hevese getiriyorsun beni. Şu aşağıdaki posttaki ıspanaklı yumurtayı görünce bu kış hiç yapmadığım geldi aklıma. Kısacası ağzımın suları aktı yahu!!
- 2010 yılı daha da keyifli, mutlu geçsin.
- Gözünüz aydın, bebeğinizi zamanında, sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim. Sevgiler kuzen.
By
kuzine, at 29 Aralık 2009 14:16
Canım Oya,Canım Cancan,
Çok çok keyifli,sağlıkla geçen bir yıl diliyorum size ve tüm aileye.
Ellerin dert görmesin bu yılda bizlerle paylaştığın tüm lezzetler için.Her daim hayranın olarak kalacağım senin yaratıcı ve cesur lezzetlerinin.
Umarım bu yıl tanışıp,görüşebiliriz.
Çok çok öpüyorum seni.
By
İpek Kuscu, at 29 Aralık 2009 22:37
Off Oya, ditteyken okumamak gerek senin yazdıklarını:))
Bişey değil, diyetisyen çocuk kafayı yiyecek:))
Bi de soru Cancan devirmiyor mu vazoyu, biz evdeki cadı devirir diye kesme çiçeğe hasretiz de...
Mutlu yıllar, Cancan ı ve seni öpüyoruz
Lale & Minnoş
By
Boncukçu, at 29 Aralık 2009 23:34
Güzel dilekler keyfime keyif katıyor. Sağol Çenebaz.
----------
Ya ben ne desem Kuzen'im? Gidip gelip kurabiye canavarı halimi tatmin ediyorum senin orada. Kıyamaz insan o güzellikleri yemeye hatta ben gibi çocuk ruhlu kocakarılar duvara bile asarlar ;)
----------
Güzel sözlerin içimi ısıttı Çilek'çiğim. 2010 'O Muhteşem Yıl' olur umarım ;) Çokça sevgiler bizim buralardan.
----------
Annoya'ma soruyosun ama ben annatiim Boncukçu abba... Hayır, bunu defirmiyoym. İnce/silindir fazolar konusunda sös fermem ama, patilerime güfenemem yani. Bisim efde de hem bu defirme derdi, hem de benim her otun botun tadına batmam durumlarından dolayı kesme çiçekslere pek rafbet etmiyoyss.
Annoya'm soruyor bi de, şimdi diyet mefsimi miymiş, diye. Karnımısı popomusu filan yas aylarına doğru kollamalıymısısssss ;)) Lale&Minnosu öpüyos Annoya ve Cancan olarak...
By
Oya Kayacan, at 30 Aralık 2009 09:00
Hayırlı olsunnnn, uğurlu olsunnn, sağlıkla doğsun, anneli babalı büyüsün...Bahtı güzel talihi açık olsun.. Şimdiden iyilerle iyilikle karşılaşsın....
By
Çiğdem, at 30 Aralık 2009 13:19
oya cım canım biliyorum sipariş yazı/tarif sevmiyorsun ama ben senden değişik bir hindi nasıl yenir/nasıl bir sosa yatırılır/neyle öpüştürülür/nasıl seviştirilir ekmek arasında kimlerle tarifi bekliyorum! kırma beniiiiii öpüyorum çok çılgın bir sene diliyorum!
By
Handan, at 30 Aralık 2009 16:42
Ne desem ki Çiğdem'ciğim, ağzım kulaklarımda konuşamıyorum...
----------
Akşam akşam allah iyiliğini versin e mi Handan'cığım? Hindi parçalarını geceden kırmızı biberli ve tuzlu süte yatır. Sütten sonra kurula. Fırına vermeden önce ekşimsi bir marmelat sür üzerine veya çok tatlıysa azıcık da limon sık. Hiç yapmadım ama eminim güzel olur, bana da söyle... İncecik dilimlenmiş ve fırında ızgara edilmiş balkabağı ile hoş olabilir. Sana da iyi gelsin yeni yıl inşallah ;))
By
Oya Kayacan, at 30 Aralık 2009 19:27
deneyip yazacağım oya cım teşekkürler
By
Handan, at 31 Aralık 2009 12:12
Yeni yilin, umut edilen yarınlar değil, mutlu kilinan bugünler yaşatmasi dileğiyle... Nice uzun senelere...
Sam
By
Adsız, at 2 Ocak 2010 05:12
Teşekkür edderim Sam. Bugünümüzü aratmasın da...
By
Oya Kayacan, at 3 Ocak 2010 14:41
Ay harika nefis bir post olmuş Annoyacağım günüm şenlendi, midemi hiç sorma ama deli kazınıyor nedense:)
ah o cancan o cancan:)))
By
Feride Nizamettin, at 7 Ocak 2010 12:16
Hep düşünüyorum seni Pisik. Tamam artık, bitti bitiyor işte. Artık hamileliğin tadına varacaksın... Eveeeet çok şekerdir benim oğlumcum...
By
Oya Kayacan, at 7 Ocak 2010 13:07
Yorum Gönder
<< Home