Kedili Mutfaklar

Pazar, Ekim 02, 2005

Hayati Kaptan mutfakta

Benim dostlar başına dediğim bu işte... Hatta münasip bir şekilde düşmanıma da nasip edersen makbulümdür allahım. Böyle dostları yani... Böyle de kocayı şeytan kulağına kurşun koca arayanlara, böyle bir karıyı her erkeğe... Hayati, Arzu’yu sabahtan gönderiyor evden, “Sen git bienal dolaş, ben çocuğa bakarım,” diyerekten. Derken çocuğa da bakıyor, yemekleri de yapıyor, her işi tamam ediyor, akşama da beni misafir ediyorlar karı koca. Balık sofrasına.

Hamsileri askeri nizam dizmiş tepsiye, azıcık kendi zeytin ağaçlarının sızmasına ve mısır ununa bulayaraktan. Tuzunu biberini de ayar etmiş. Bir tepsi de palamut, denizci usulü tabii. Adam boşuna kaptan değil yani. Bir kirmizi bir beyaz soğan yuvarlak dilimli, patatesler de incecikten yuvarlak dilimli ve de aynen domatesler limonlar da yuvarlak... Sivri biber, karabiber, tuz, belli belirsiz koku salacak kadar zencefil tazesinden, bir fincan kadar su. Al sen tepesine de bir avuç pirinci at bu olanın bitenin. Pişsin onlar da al dente buharında balıkların. Çıkarmaya yakın maydanozları ser üzerine, yeşil görsel eksiğimiz olmasın amman.

Ah o koca çukurda elmalı kıvırcık salata, domatesi, soğanı, hıyarı tazecikten. Şarabımız beyaz... Nasıl yedim içtim bir bilseniz, löp lop lüp lup.

Derken şu oldu; Hayati geçen hafta iş için İtalya dolaşıp gelmişti. Biscotti alle mandorle / bademli bisküviler (bizim selaniklere benzer), Serelle / Vin Santo del Chianti’ye batıra çıkara yendi, işte bu seyahat yüzünden.

Böyle güzel olsun dostluklar olacaksa, neden derseniz... Bana Calabria’dan gelen arkadaşlarım getirmişti de günün birinde, oturmuş birlikte yemiştik bu bisküvileri bandıra bandır şaraba, Hayati, Arzu ve ben. O da taşımış getirmiş işte yanında, araya sora bulup, “Gecenin sürprizi var Oya sana,” diye diye inletti beni yemek boyunca.

Ve de çarpıldım tabii. Bayıldım, bittim.

(Narlarım çok güzel. Haftaya kadar seyrine bakmak istiyorum. Sonra galiba ayvaya elmaya falan karışıp marmelat olacaklar.)

Serelle, şişesinde yarım kalan haliyle koltuğumun altına verildi. Neymiş, ben meraklısıymışım. Bir kavanoz erikli kızılcık marmelatı, Tijen İnaltong tarifiymiş ve de Arzu imalatı, bugün tadına bakıldı, nefis ki of yani.

Sevdilerimizi mutlu edecek hallerimizi yeniden gözden geçirsek hepimiz, dedim içimden. Kalbim çarptı, ağrıdı sanki, onlara söylemedim.

Düşünülmüş olmaktan bu kadar, mutluluktan.

11 Comments:

  • bu süprizler hep lazım değil mi?
    :-) Para pul iş güç diyoruz ya, bunlar için lazım işte o melun.. gidip sevdicegime bir şişe lemoncelloyu getireyim atsın buzluğa, bir sürü güzel tattan sonra ah oh ederken çıkarıversin buzlu bardakları..
    Candan'ı pek göresim mi geldi, atlayıp gidebileyim haftasonu (bu kadar az görülen biri bu kadar mı sevilir? Sevilir işte...)
    sizinle bir kez bir masa paylaşabildim (dilara's abracadabra)ne zevkti tüm beğenmezliğinize rağmen :-) Ne kadar keyif aldım ben eksiyen bir yuzden... Ne güzel ki yazıyorsunuz artık.. Mumkun artık daha sık gormek, şu lanet pulun peşinde koşarken bir nefes...
    İyi ki varsınız diyesim geldi işte, özeti budur...

    By Blogger seden, at 4 Ekim 2005 12:35  

  • Oya'cim,
    O hamsiler de ne oyle yaw...
    Ben de yapacam ilk firsatta bana ne..

    By Blogger mine, at 4 Ekim 2005 12:42  

  • Ah Seden ah, sitcomların konserve kahkahaları havasında 30 saniyede bir kahkaha atan bir kadının ekşi yüzüne rastlaman ne kader! Düşün yani, hayatta yediğim en boktan yemek oydu, n'aapiiim? Haydi al şu lemoncello'yu sevgiline, bardakları da dondurup beni hatırlayın.

    Mine'ciğim, yapın diye yazıyoruz zaten ilk fırsatta (!) değil mi ama. Yazının içinde Hayati'nin hamsilerin üzerine attığı çereotlarını yazmayı unutmuşum. Biline...

    By Blogger Oya Kayacan, at 4 Ekim 2005 21:26  

  • Lemoncello buzlukta ;-)
    şimdi italyadan geleni tespit ettim, beni hatırlayan yok bari ısmarlıyayım dedim biscottilerle-vin santoyu ekleyiverdim
    Birde torinodan gecse idi yolları..

    By Blogger seden, at 5 Ekim 2005 11:39  

  • arzu senin eski karsi komsun arzu degil mi oya? hani hamileydi de tasindilardi uzaklara, bebek dogduydu sonra..
    afiyet seker, gülbeseker olsun..
    yarasin demiyciim, nesene yarasin da popona yaramasin.
    e be kadin seni sevmeyecekler de kimi sevecekler sorarim ben sana?
    (o kiz çocugunun koltuk minderleri arasindaki resmi çok güzeldi bu arada! bu kadar mi sabah nanemollasi olunur yani?)
    tijen

    By Blogger Mutfakta Zen, at 5 Ekim 2005 13:18  

  • Oya cıım,

    Darısı herkesin basına.
    Koca kısmı ben de var. Dost kısmıda az biraz mevcut.
    Ama kızılcık ve biskuvi hediyelerinde yine de gozum kaldı. Lafın gelisi tabi, afiyetle ye.

    Gecen hafta Tekirova - Phasalis, Likya yolu yuruyusu yaptık. Nar lar kafam kadar olmustu. Sulu, eksimtrak tatli. Ayakustu bayagı bir yedik, sonra armut, limon,greyfurt, bogurtlen ve nihayet ceviz.

    Hayat guzel.

    Bir de su anda omuzumda uyuyan sarı muhabbet kusumu gorsen. Aman kediler gormesin :-)

    Sefgiler
    Cigdem Karal

    By Blogger Pirtik Evli, Mutlu ve Issiz, at 5 Ekim 2005 14:53  

  • Sondan başlayalım, sevgili Çiğdem gezip duruyor, ben de okuyup duruyorum. Şile yolundaki kahvaltıcılara yorumum yok ama allahın en ucube köylerinden Ağva'da bir tabak levrek 70 milyondu, yemedimdi tabii. Şile ve civarı eceline susadı galiba!!! Benim de üç narım var şimdi evde, o kadar güzeller ki, nasıl kıyacağım onlara... Sarı kuşuna benimkiler bir şey yapmaz, onlar cici çocuklardır.

    Evet Tijen'cim Arzu o Arzu işte. O karnında bildiğin kızını da bir görsen. Aslında blogda basacaktım resmini yazının ortasına ama izin almadım diye yapmadım. Sana göndereceğim ama, yersin yersin.

    Harikasın Seden, hele o ısmarladıkların da gelsin, beni anacak daha çok mevzu çıkacak değil mi?

    Yine başa dönersek eğer, evveeet, hayat çok güzel Çiğdem...

    By Blogger Oya Kayacan, at 5 Ekim 2005 18:11  

  • Bu ramazan bol bol balık yemek istiyordum. sayende artık daha çok istiyorum
    sağol :)

    By Blogger xtra, at 6 Ekim 2005 01:10  

  • aşağıdaki template'i dolanırken buldum bie dene bence sitene yakışır

    http://www.blogskins.com/apply.php?sid=63725&action=Preview

    By Blogger xtra, at 6 Ekim 2005 02:29  

  • Eksik olma Xtralarge, girdim baktım da bana çok POP gelir onlar... Bilgisayarcım, sevgili çocuk Korhan, askerden dönsün hele, bir kaç hoşluk attıracağım ben de bloguma. Şimdilik zamanım ancak bu kadarına yetiyor.

    Balık ramazanda ucuzluyor da, en bol yemenin vaktidir yani. Afiyetler olsun...

    By Blogger Oya Kayacan, at 6 Ekim 2005 10:01  

  • klasik bir şeyler bulursam yine haber veririm
    bu arada yarın balık yiyoruz yaşasın!

    By Blogger xtra, at 7 Ekim 2005 01:58  

Yorum Gönder

<< Home