Kedili Mutfaklar

Çarşamba, Haziran 27, 2007

Karadut aşkına

Bir hafta aralıkla etti iki, ben hooop Mine'sine. Mine'nin orası cennet. Çiçekler, ağaçlar, yabanisi medenisi..., sokaktan buyur edilip bahçeye kayıtlı yaşayan dört ayaklılar çeşidi... Bahçe nüfusunun kendi aralarında üreme şansları artık yok ama çocuklarını ya karnında ya da arkasına katmış getiren annelere kapılar ardına kadar açık. Kendimi oraya çok yakıştırıyorum bir, ikincisi hayatımın vurgunlarını orada gerçekleştiriyorum; varolsun Mine'si.

Şeklen göstermek icabederse eğer, son vurgun neticesinde eve vardığım zaman yerlerine yerleşen saksılı bitkilerim hariç, mutfağıma giren elle toplanmış meyvelerim bunlar.


Doyumsuz lezzette karadut başrolde. Zaten dahli büyüktür ikide bir bahçede bitmemin. Hele yaptığım grappa di gelso nero*, gerçekten lezzetüstü oldu.

Gözünüze herhangi bir yerde karadut ilişirse eğer diye; yarım litrelik şarap karafına boğazına yakın karadut ve altı dolu kaşık şeker koydum. Grappa ile doldurdum ve ağzını streçle sıkıca sardım. İki üç gün, şekerin erimesini sağlayana kadar çalkalayın ve oldu bitti. Çok yoğun bir içki, ben bol buzlu içiyorum.
Bahçeye vardığımda merdiven tepesine çıkılmış vişneler toplanıyordu. Ağaç çileklerini de Mine'siyle birlikte topladık. Neden az diye sormayın sakın. Üç yer bir kenara koyarsan ancak bu kadar oluyor.


Bunlar da yabani kirazlarım. Mini boylu maksi lezzetli bir garip kiraz. Öyle allı ballı kirazlara benzemiyor, insan elini attı mı fındık fıstık gibi arka arkaya yediriyor kendini.



Derkeeeen, azıcık ve fakat değdi doğrusu dedirten frenk/amerikan üzümüm! Kurutulmuşunun satışı yaygınlaştı ama tazesini bulmak henüz zor.

Frenk üzümlerim votka içinde, ağaç çilekleriyle birlikte yatıyorlar. Öyle bir lezzet vermişler ki votkaya, ithal markaların flavored / tatlandırılmış çeşitlerini hayli utandırır.

Karadut, yabani kiraz, vişne ve ağaç çileğinden yaptığım reçel.


Ben annemin dört bebeğinden biriyim. Annem akıllıymış, bizi çok iyi bakıldığımız http://www.mineflora.com/ 'a getirdi.

Ben giderim Mine'ye hop Mine'ye...

*E tamam, grappa İtalyan içkisi olduğu için, yaptığım karadutlu grappayı da italyanca adlandırdım.

9 Comments:

  • Buralarda hersey var da bir duta hasretiz. Resimlerinle avunduk, buna da sükür!
    Sevgiler

    By Blogger tata, at 28 Haziran 2007 11:57  

  • Sana da dut gönderelim Tata! Sahi neden yok dut oralarda. Nazlı bir ağaç da değil yani. İklim olabilir mi? İthali zor meyve tabii, gelene kadar turşu olur, bence söyle yetiştirmeye çalışsınlar 8~]

    By Blogger Oya Kayacan, at 28 Haziran 2007 14:43  

  • onlar ne güzel karadutlar öyle. hangi memleket acaba diye baktım istanbulmuş.kıskandım ne yalan söyliyeyim:))

    By Blogger Ocean, at 29 Haziran 2007 00:43  

  • Ocean, hemen koşup baktım ben de senin memleket nire diye... Türkiye olduğu kesin. Ankara tahmin. Ankara'da dut yok mudur? Yanaklarından öperim.

    By Blogger Oya Kayacan, at 29 Haziran 2007 09:20  

  • Bende bu mevsim çıkan vişnelerimi değerlendirip vişneli kek yaptım.Yeni çıkan meyveleri hemencecik değerlendirmek isterim.Bahçemden topladım omları.Bakalım daha neler yapacağım.karadut,kiraz...hepsi güzel tadlar...sevgiler

    By Blogger daimamutfak, at 2 Temmuz 2007 17:43  

  • Sevgili Neriman, yazdıklarını fotoğraflarını her zaman ilgiyle izliyorum. Kedin, keklerin, bahçende yetiştirdiklerin..., hayattan keyif aldığın izlenimini veriyorsun bana. Hep böyle kal. Bir tek margarin eksik olsun hayatından. Güven bana. Sevgilerimle...

    By Blogger Oya Kayacan, at 2 Temmuz 2007 23:24  

  • Yaz geldi, meyveler votkaya yatmıştır, girip bakayım dedim, yine aklımı başımdan aldılar :)

    By Blogger Aslı, at 3 Temmuz 2007 10:41  

  • Aslı'cığım, ne kadar basit yapılıyor görüyorsun işte. Şipşak resmen. Karadut grappa içinde enfes bir likör oldu. Dutların esas sahibi Mine'si de bayıldı. Frenk üzümü ve frambuazla tatlandırılan (şekersiz) votka da inanılmaz. Biliyorsun ben elime ne geçerse deniyorum bu içki işini. Bu sene enginar da yaptım. Maksat meşhur İtalyan markası Cynar'a rekabet yapmak.

    By Blogger Oya Kayacan, at 3 Temmuz 2007 14:40  

  • Sevgili Oya, gürcü yemekleri sayfamda yorumunu okumustum. Bizim bahcemizde de cok güzel bir karadut agacimiz var. Meyvesi agustos sonuna kadar bitmiyor. Tatacigimi da davettim yolu düserse. Ama senin yaptigin dut likörünü deneyecegim sevgilerimle Sonja...

    By Blogger Sonja, at 21 Temmuz 2007 22:13  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home