Kedili Mutfaklar

Pazar, Ocak 21, 2007

Kış likörlerim

Geçen hafta ne demiştim? “Mine’si www.mineflora.com gönderdi,” demiştim, “kumkuatlarımı serasından toplayıp.” Ama şartımı da sürmüştüm öne, “Yok öyle hemen kullanmak bunları, önce gidip gelip seyrine bakmalıyım güzelliklerinin.”

Mevsimindeydi tam, hurma alıyorum, seçtim seçtim taş gibi olanları ayırdım bir kenara. Manav şaşırdı. Ben böyleyim, önce seyrine bakarım mümkünse aldıklarımın. Mutfağın dekoru olurlar. Kullanacağım yerleri şekillendiririm kafamda onlar olgunlaşırken. Keyifli zamanlarımız olur pişirirken ederken, sonra da mideye inen yolda zirve yapar lezzetleri. Her paylaşım için geçerli değil mi zaten, önce emek vereceksin.
Sonra hurmalar tatlandıydı, ballandıydı. Ben dört tanesinden şekerli sos kaynatıp sakladıydım derin dondurucuya; dondurmaya, tatlıya... İki tanesini chutney’imsi bir başka sos yaptıydım ki içinde yok yoktu. Elma, portakal, kuru üzüm, hardal tohumu, ıhlamur yaprakları, kara şeker, tuz, sirke, şarap, zencefil, karanfil… Yüzlerce, binlerce karışım uydurup chutney yapar, uyuşturduğum yakıştırdığım lezzetlere lezzet katarım ben bu deneylerimle.
Neyse likör diyorduk, kış likörlerim vardı sırada. İki gündür mutfağımdaki esas oluşumlar kumkuat ve nar likörlerim. Yanı sıra azıcık kumkuat reçeli ve renk renk bir zeytinyağlı kerevize katıştırdığım bir avuç kumkuat, beni benden alaaaaan, beni zevke saraaaan...

Likör bir/ 350 gram kumkuat, 300 gram şeker, litrelik şaraplığı dolduracak votka

Likör iki/ 250 gram nar, 5 kaşık tepeleme şeker, yarım litrelik şaraplığı dolduracak votka

Likör üç/ 150 gram nar, 50 gram %85 cacao Lindt rendesi, 3 kaşık tepeleme şeker, yarım litrelik şaraplığı dolduracak grappa
Aklıma her geldiğinde, mutfağa her girdiğimde çalkalanıyor bu karışımlar. İçimde kızılca kıyamet kopuyor tadına bakmazsam, her seferinde ağzıma birer parmak çalınıyor.

Likör üç için kurgumda krema da var ama dile kolay! Henüz çikolatanın alkolde lâyıkıyla eriyip ağızdan kaymasını temin etme aşamasında olacağım. Bu benim ilk çikolatalı likörüm. Sanırım bir hafta sonra süzerek dondurucuda bekletip, üzerine iki damla da krema katılarak ikram edildiğinde, kimse bunun bir Kedili Mutfaklar keşfi olduğunu anlamayacaktır. Kremayı sonradan ekledim dikkat ederseniz.

İçine katmayı bilen var mı?

Var mı kremalı likör yapan?

8 Comments:

  • Hep sizin harika önerilerinizden yararlanıp duruyorum. Bari bu kez de ben nacizane bir öneride bulunayım, benim çok sevdiğim ve evde denediğim kremalı limoncello'dan ilhamla. (Sizin de iyi bir limoncello kültürünüz olduğuna ve dolayısıyla daha iyi bileceğinize inanıyorum ama...)Bu anlattığınız narlı çikolatalı liköre uyar mı uymaz mı orasını da bilmem...
    Sütü kaynatıyoruz, kaynama noktasında ateşten alıp tekrar ısıtıyoruz. 3-4 kere bu işlemi yaptıktan sonra soğumasını bekliyoruz. Bunun amacı aniden kesilmemesini sağlamak. Soğuduktan sonra daha önceden hazırladığımız (sizin de yapımını anlattığınız)alkollü likörümüze katıyoruz. Bu aşamada çok iyi karıştırmak lazım ki krema halini alabilsin. Sonra da ince bir tel süzgeçten süzüyoruz.
    İşte bu kadar:))

    By Blogger nicomedian, at 22 Ocak 2007 00:45  

  • Ağlamayan çocuğa mama yok. Çok teşekkürler Nicomedian. Çok da güzel uyacak aklımca ama denemesini yapınca haber veririrm. Şimdi tek merakım saklama süresi. Tekrar teşekkürler ve sevgiler.

    By Blogger Oya Kayacan, at 22 Ocak 2007 08:44  

  • Ne güzel ugras vallahi bravo.Rahmetli babam da ziyaretlerimde aksam yemeginden önce aparatif olarak kendi eliyle hazirladigi.Ahududu likörünü hazirlardi.Yaziyi okuyunca aklima geldi.Elinize saglik.Ben hanimlari gene basbasa birakayim.
    Saygilar.

    By Blogger Dost, at 22 Ocak 2007 16:37  

  • Oya Hanim merhaba,
    Kremali likor cok guzel olur herhalde. Beyaz cikolatali bir likor icmistim, o da harikaydi.
    Ellerinize saglik,

    By Anonymous Adsız, at 23 Ocak 2007 12:11  

  • Of of of. Şu nar likörünü bu hafta sonu denemeliyim.

    Soru: Gr için ölçüler nedir? Yani kaç kaşık yada bardak nar ve şeker?

    By Anonymous Adsız, at 23 Ocak 2007 18:11  

  • Babanız gerçekten rahmet istemiş Erdil Bey. Frambuaz likörleri ile anılmamak mümkün değil... Yok canım şart değil kadın başımıza kalmak. Erkekler mutfakta çok başarılı... Bakınız: Babanız...
    ----------
    Olacak Işıl'cığım, dur bakalım şu bilinmedik denklemler bir otursun yerine.
    ----------
    Aslı yaaa, ender verdiğim ölçülü tariflerimden biriydi. Sen de bu kadın nasıl olsa ölçü mölçü vermemiştir diye hızlı okuyup geçtin anlaşılan. Verdiğim ölçüler benim her zaman likör yapma şartlarımda olduğu gibi, meyva + şeker yoğun tat ölçülerinde. Daha sonra ağız tadına göre alkolle çoğaltabilirsin.

    By Blogger Oya Kayacan, at 23 Ocak 2007 22:14  

  • Sevgili Oya'cığım,
    Mutfakta yine esmişsin,inan büyük bir şaşkınlıkla okudum tariflerini bravo sana başka ne diyebilirimki..

    Tatlarını şimdiden merak etmeye başladım bile..

    Bende hindistan cevizinden bu tür bir likör olabilirmi diye düşündüm tabiiki kremalı .

    Tekrar ellerine sağlık,sonucu bende merak ediyorum..Sevgiyle kal güzel gönüllüm..

    By Blogger damak tadı, at 24 Ocak 2007 12:37  

  • Gül'cüğüm, hindistan cevizi ile bir deneme yapmak harika fikir. Hatta sütünü de bir şekilde devreye sokmak şart. Düşünelim bakalım. Belki elbirliği ile bir sonuca varabiliriz.
    Babacığına sevgiler :~))

    By Blogger Oya Kayacan, at 24 Ocak 2007 14:54  

Yorum Gönder

<< Home