Kedili Mutfaklar

Çarşamba, Eylül 12, 2007

Mutfak yıkılıyor...

Herkesler çocuklarını Ikea’ya götürüyorlarmış. Oyuncaklar filan varmış, hattâ mama da satılıyormuş diyor Annoya’m. Biz kedi çocuk olduğumuz için götürülemiyoruz öyle yerlere. O da n’aapmış, mama önlüklerini bize getirmiş.

Saçma işler yani. Biz insandan daha medeniyiz bu konuda. Ne üstümüze başımıza dökeriz yemekleri, ne de ağzımıza burnumuza bulaştırırız. Bir yalanırız akabinde*, iki de pati pati yalar yıkarız suratımızı, pırıl oluruz. Neyse getirmiş işte o önlüklerden, taktı boğazıma. O ara ben de Çiğdem Abla’nın Edremit’den gönderdiği pekanlara dadanmıştım. Küçük faremi de soktum aralarına, oynuyordum. Annoya da büyük fareyi getirdi, pat fotoğrafım çekildi.

*müteakiben, ardından

Yine ortalığı birbirine katıyorum. Bana ve oğlum Cancan'a hiç kızılmaz bu evde. Çocuklara kızılmazmış çünkü.

Kızdı mı öper bizi Annoya, sevdi mi öper, hoyrat hoyrat burnunu sokar tüylerimize öyle öper, böyle öper... Yoksa ben ve oğlum bu dünyanın en çok öpülen kedileri miyiz?


Mutfakta yerimizi aldık. Bekliyoruz. Boşa çıkıyor beklentimiz. Kolide bize göre şeyler yok. Çıkanların arasından, Oğlum Cancan yanlışlıkla süs biberi yaprağından yemeye çalıştı. Öööö yaptı sonra. Annoya ağzına süzme yoğurt sürdü hemen. O biberler zehir gibiymiş, ya zehirlenirseymiş oğlumuz mazallahmış. ..

Annoya ganimetlerini yıkadı. O üzümlerden yine geldi. Bağ bahçe yıkılıyormuş Şarköy'de, süper hasatmış bu yıl.

Edremit'ten koli meselesi de inanılır gibi değil. Çiğdem Abla'dan gelen koliye hasta oldu Annoya. Bademler çıtırdıyor resmen ısırınca. Şeftali erik arası hiç tanımadığımız bir lezzetle müşerref oluyoruz. Bir de resmedelim dedik koli içeriğinden üç beş mamayı. Yanlarına üzümden de koyduk, Antalya'dan gelen yeşil limonlarımızdan da.

Hadi yine iyisin Annoya.

(Arkası varrrr...)

19 Comments:

  • Beni pek sevdi sanırım Oya'cığım.Yanımdan hiç ayrılmadı..))

    Kocaman öpüyorum seni dünya tatlısı.

    Sevgilerle kal.

    By Blogger damak tadı, at 13 Eylül 2007 13:02  

  • Oya' cım ben her pazara gittiğimde kulakların çınlıyor. Pespembe domatesleri görünce, çıtır çıtır çiçeği burnunda bademleri ısırdıkça, mis gibi kabakları hatta kabak çiçeklerini alıp pişirdikçe lokmaları yutamaz oldum.

    İki baba evine pişirip yolluyorum, Oya' ya pişirmek ayıp olur, ben de hiç olmazsa çiğ çiğ yollayayım dedim.

    Afiyet şeker olsun. Her çarşamba Edremit pazarı var. Siparişler itina ile tek tek seçerek temin edilir, sağolsunlar Yurtiçi Kargo ile ertesi gün evinizdedir :-)

    By Blogger Çiğdem, at 13 Eylül 2007 14:55  

  • Çok özendim ben...

    By Blogger k.i.s.d., at 13 Eylül 2007 15:24  

  • Sevmez mi Gül'cüğüm sevmez miii? N'oluyo ne bitiyo farkında benim kızım. Trabzon yağıyla pilav kokusu almıştır o anası kılıklı. Fındık oyunlarını da pek sever. Bıraktım ortaya bir tabak, akşam eve gidince ortalığı fındık bahçesi şeklinde bulurum artık. Ana oğul bildikleri bütün fındık top oyunlarını oynarlar...
    ----------
    Çiğdem, yapma be bitanem... Var mıdır başka böyle gözünü sevdiğim lüks bir teklif? Gözlerim yaşardı vallahi. Hani ayağına su götürdüğün yaşlılar hep, "Su verenin çok olsun," derler. Ne güzel sözler değil mi? Sen de ne dualar alıyorsun kimbilir baba evlerinden.

    Bu sabah bana Damak Tadı Gül uğradı. Trabzon menşeli enfes lezzetler dolu eli kolu. Sormaz mı birde, "Eeee, daha neler lazım sana Trabzon'dan," diye.

    Ben bugün şaşkınım, beni rahat bırakın ağlıycaaaam tamam mı?

    By Blogger Oya Kayacan, at 13 Eylül 2007 15:40  

  • Kıskandıııım....

    Kahve de içmişsinizdir siz...

    By Blogger Çiğdem, at 13 Eylül 2007 15:45  

  • Çiğdem, misafirimin orucu vardı, kahveyi kim içiyordu peki? Bildin, dix point!

    By Blogger Oya Kayacan, at 14 Eylül 2007 09:29  

  • k.i.s.d.'cim hangi kısmına özendin? Kediler mi, mamalar mı?

    By Blogger Oya Kayacan, at 14 Eylül 2007 09:55  

  • Ne hoş şey bu böyle.Çokta sevecen.
    Şu tabağa takıldım.
    çok taze duruyor hepsi.Kışa özleyeceğiz bu görüntüleri..Şimdi bol bol tadını çıkartsın midelerimiz.Gözümüz..Öyle değilmi oyacım..

    By Blogger daimamutfak, at 14 Eylül 2007 10:21  

  • Gelip o kedileri sevesim var.Öyle güzel resimleri çekip basmayın.insanı kendine çekiyor bu kediler..
    Tütü

    By Blogger etki alanı, at 14 Eylül 2007 10:44  

  • Tatlı Oya'cığım,
    Seni tanımak,sesini yakından duymak,o güzel kahkahalarına şahid olmak,tatlıları yakından da olsa görüp hissedebilmek benim içinde rüya gibiydi adeta.)
    Oya'cığım,sen kelimelerle ifade edilemeyecek kadar harika bir insansın.Hissettiklerimde yanılmadığım için de ayrıca çok mutluyum..))

    Dünya tatlısı,sen iste Trabzon'da ne varsa kapına kadar getirtiyim.Ben için inanılmaz mutluluk ve keyifli olacaktır.

    Bende sana gönülden teşekkürlerimi gönderiyorum canım.Çok naziksin ve ince düşüncelisin canım.

    En kısa zamanda tekrar görüşebilmek dileğiyle.))

    Sevgilerle

    By Blogger damak tadı, at 14 Eylül 2007 11:04  

  • O koliye aslında ben kendim girmek istiyorum. :-)

    By Blogger Çiğdem, at 14 Eylül 2007 13:39  

  • dunyanın en cok opulen kedılerınden bırı de jaws:)

    bayılıorum ben kedılı bloglara..

    :)

    By Blogger yass, at 14 Eylül 2007 13:45  

  • Kış kapıda sevgili Neriman, onun da keyfi başka canııım.
    ----------
    Kedi çok özel bir varlık Tütü. Senin de olsa keşke.
    ----------
    Gül'cüğüm, seni tanımak çok güzel. Trabzon işine ara verelim aman, çok yer gibi dursam da vallahi bu kadar obur değilim. Bir Torasan incirinin reçeli derken, sen nevaleyi hayli geniş tuttun bir tanem.
    ----------
    Bayılırım keyfimden Çiğdem. Hani kocaman pastalardan pop-out kızlar çıkar ya, ne şeker olursun sen de koliden dışarı hoplarken...
    ----------
    Yass, ben de şimdi Jaws'a bakıp döndüm. Koca kedi, çok şeker. Bir de aşağıda çocuğunu gördüm ki bir içim su. Cancan yapmaz ama, Kimsecik gelip kendini öptürür üstelik kafasını ağzıma uzatıp dayayarak...

    By Blogger Oya Kayacan, at 14 Eylül 2007 17:13  

  • Bu nasıl güzel beklemektir böyle :) gözlerde, meraktan faltaşı gibi açılmış :))
    Önlük takıp uslu uslu poz vermelere ne demeli?

    By Blogger kuzine, at 14 Eylül 2007 20:51  

  • Evet yaaa Kuzen, evimize giren bütün yabancı paketler, hele de bunlar içinde yiyecek içeren koliler olursa, "Aallaaaahhh, bayram var," şeklinde benim çığlıklarım ve de kedilerimce, "Bize ne düşecek acaba?" havasında sessizce beklentiye geçilerek karşılanır... Cümle uzun ama çok anlamlı değil mi?

    By Blogger Oya Kayacan, at 15 Eylül 2007 12:57  

  • Sevgili Oya Teyzeleri,
    Senin haberin yok biz üçlendik hem de Fındık'landık.
    Afiye şeker olsun mamaların. Ben de bol booool Fındık yiyorum hem de öpe koklaya:)
    Hepimiz hepinizi öpüyoruz. Sevgilerimizle
    Ayşen, Olivia, Cano veee Fındık

    By Blogger Ayşen, at 15 Eylül 2007 13:28  

  • bızımkısı sımarık.. cok opunce bıkıo. anca gece uyurken ben gelır o ıslak burnuyla uyandırıp yanagını surter yuzume:)

    By Blogger yass, at 16 Eylül 2007 23:45  

  • ısırır ısırır öperim o kedicikleri ben. Valla kedi sevesim geldi ama bulursan sev bu memlekette!Sokakta mokakta kedi yok ki söyle hasret giderelim. Arada ev kedileri oluyor ama onlar da pek ürkek, insan görünce tabana kuvvet kaciyorlar.

    By Blogger Isil Simsek, at 21 Eylül 2007 13:16  

  • Aslında kedilerin yeri mutfak değil ama anladığım kadarıyla siz seviyorsunuz.Ben kedilerin duruş şekillerini,paralelliklerini ve gelen ışığın onları nasıl gösterdiğini beğendim.
    Geçen sene oğlumun bulup getirdiği 4 kediye bakmıştım.banyodan odaya giderlerdi.Mutfak yasak olduğu için yan bile bakamazlardı.Beni yanlış anlamayın lütfen,ama hayvanlar mutfağa girmemeliler diye düşünüyorum.Çok hassas bir konu .Sadece fikrimi aktamak istedim.Amacım incitmek değil,yanlış anlaşılmak istemiyorum.Çünkü hayvanları çok seviyorum.
    Tütü

    By Blogger etki alanı, at 22 Eylül 2007 16:45  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home