Kedili Mutfaklar

Çarşamba, Ağustos 12, 2009

Sucuklu köftenin gazabı

Değil Extra'sını, Light'ını dahi içmiyordum biraların uzun zamandır. Amma Efes'ten yana ilk göz ağrımdır Efes Extra. Bira içtiğini anlatır da geçer insana, boğazından aşağı yol alırken. Yaz konukları da düşkün olur ya biraya, sıralarım alt gözüne dolabın, her marka her cins ikişer üçer, buzzzz gibi biralarım var, buyursunlar içsinler...


Yaz mevzuu sıktı biraz, mutfakta oyun saatlerimden çaldı ve ama lakin lezzet hastalığıma 'dur' diyemedi. Haydi Oya, al sana un quarto d'ora, yap et ve mutfaktan fırla.

Bu kendime müsaade ettiğim çeyrek saat içine sığan, çoklukla muhteşem salata kokteyllerim. Ne yemek istersem yeşilliklere karıştırdığım, sonra da hazine avcısı gibi salatamın orasını burasını dürtükleyip, bulduklarımı ilk defa görüyormuşcasına hayretle seyrederek ağzıma atışım...

Bızzzzzzt'ımla yaptığım sıcaklarım bir de; o bıızzttır ki, yemeklerimin ışık hızında hazırlanmasını sağlayıp, düşen bir yaprak misali salınarak yapılmışça lezzetini veren.

Hiç ağzımıza yakışmayan blender sözcüğünü de bir çıkarabilsek hayatımızdan. Nüfusumuzun Türkçesi kıt hanımlar beyler, blender ne ola ki?
Posta kutumda sıkça davetlerine rastladığım Braun'culara da yazdım bunları. Kaç takım bızzzzt'ı var bu Braun'un bende. Severim, reklam da atarım arada, işte buradan da izlendiği gibi ama kimlik tesbitini hazmedemem bir türlü! Ne onun ne de başka markaların. Blendermiş, hıhhh.

İşte o bızzzzzt ki burada vızır vızır işledi. Üç tane Eti Form'un mısır ve pirinç patlağı tekerlerinden bızzzt..., bir iri parmak sucuk bızzzzt Beşşşşler..., bııızzzztttt bir küçük baş soğan ve iki iri diş sarmısak... Bilahare, iki jalapeno ve bir iri Çanakkale bızzzzzt...

Derken bir yumurta, deniz tuzu, kıyma olsun olsun da 350 gram olsun; bütün bunlar hafifçe, yumuşak bir elle, şöyle bir harmanlansın. Benimki küçücük kalp kalıp, sizinki ne olursa olsun, dibine az sızma süzülsün. Karıştırdığımız malzeme yine yumuşacık bir elle bu kalıba yayılsın. Krem peynir ve parmesan üstüne üstüne, her yeri kaplasın. Daha da fazlasını yapalım, kırmızı biberli sızma gezdirelim hafiften onların da üstüne.

Bu fırına girecek, fırın nasılsa yanacak; etrafına bir yere de patates koyalım, kızarsın. Patateslerim dondurucudan, canın acil patates çekme hallerine karşı bulundurulan Superfresh. Bol biberiye ve az sızma ile şöyle bir döndürülmüş.

Yemek de yemek oldu valla.

Böyle bir lezzeti yakalamaya oooonbeşşşş dakkaaaa.*

Karnımız kocamaaaan şiştiii, hem bütün bunlar, hem de bira.
Gaz yaptı ayıptır söylemesi, üstüne de şantiyeli bızzzztlanmış şeftali püresi.
Men dakka dukka!**
* pişme süresi hariç tabii
** eden bulur

7 Comments:

  • yazıyı sonra okuyacağım oya cım, pesto sos yaparken reyhan sapları da girer mi sosa? yoksa yaprak yaprak mı
    kestane kebap acele cevap

    By Blogger handan, at 12 Ağustos 2009 16:27  

  • Handan'cığım,pestolu yazılarımı şu adresimde
    http://kedilimutfaklar.blogspot.com/search?q=pesto

    sırasıyla bulabilirsin.

    Bu arada sapların ne suçu var, iyice kıyıldıktan sonra tabii ki kullanılacaklar. Yapraklarla buluşan sap yerine kadar, dipleri değil. Dip sapları pişen yemeklerde kullan.

    By Blogger Oya Kayacan, at 12 Ağustos 2009 20:09  

  • oya!!!! bu saattte beni tekele yollayıp bira aldıracaksın! yapma bana kıyma bana! börülceleri haşladım, bol sarımsak bol marmarabirlik sızma tuz (halen deniz tuzu alamadım:( -- ılık ılık döktüm börülcelerin üstüne. teşekürler, yoruldum şimdi, barbunyayı da pişirdim ikisini de demlenmeye bıraktım yarın akşam bir de rakı alacağım yanlarına. buyursana

    By Blogger handan, at 12 Ağustos 2009 20:46  

  • Börülce ile barbunyanın aynı gün pişmesinde dahiyane bir mantık olmalı! Hani ben gaz demişim ya yazıda!?... Sen gazos olacaksın Handan'cığım gazosss... Sahi Handan bu Tekel denen dükkanlardan halâ var mı? Benim görüş alanımda olanların hepsi belli süre :( içinde kapandı da! (Bakkalsı bayilikleri demiyorum tabii...)

    By Blogger Oya Kayacan, at 13 Ağustos 2009 10:34  

  • offff ölümcül görünüyor ilk fırsatta bu ziyafeti ben de yapacağım:)

    Notiğin de göz burun ve bıyık hakkını vererek tabii:)

    By Blogger pisikopati, at 13 Ağustos 2009 11:54  

  • Notik'e ölümcül walla Pisi'ciğim. Sen ye, o koklasın sadece ;-)

    By Blogger Oya Kayacan, at 13 Ağustos 2009 15:22  

  • evet oya, hala var tekel bayii benim oturduğum semtte ve esasen bursa da çoğunlukla. bakkal değil içki,çerez, sigara belki bir kaç çeşit çukulata o kadar, girince sorar nasıl olduğunu, tanır bilir,birayı soğuğundan verir, az giden bir biradan içsen bile getirtirim ben abla sen gel demeyi ihmal etmez.

    By Blogger handan, at 13 Ağustos 2009 19:33  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home