Kedili Mutfaklar

Salı, Haziran 23, 2009

Yaz akşamı sofralarından

Fesleğenli biberler


Kırmızı çarlistonların kolayınıza gelen bir soyulmuş şeklinden yola çıkılır. En kötüsünden haşlanmıştır, en fevkalâdesi közlenmişi tabii. Arada fırında veya tavada kızarıp kabuğu yüzülmüş olanlar yer alır, seçim sizin. Sarmısak, fesleğen, sızma, sirke ve tuz ile soslanarak yenir. Sosu yapmanın en kolay yolu nedir? Tabii ki bızzzzt. Kızarmış has ekmek dilimleri üzerinde akla zarar verir.

Yoğurtlu neeee?

Cacık demek edepsizlik olur. Cacık yapmak herkesin malûmudur, böyle değildir. Burada yoğurtlu bir serinletici vardır. Yenir veya içilir. İçinde evde bulunan yeşillikler topluluğundan, taze soğan dahil avuç avuç bulunur. Sarmısak bolca tutulur. Domates eksik edilmez. İşte bu içinde bulundurulacak olanlar benim tabirimle hep birlikte bızzzztlanır. Yoğurdu, istenilen koyuluğu elde edebilecek seçenekler arasında kullanmak gerekir. Bızzzzt aletinin buz kırıcısına da iş düşer burada. Tıkır tıkır ağıza gelmeleri sıcak akşamların keyiflerine keyif katar. Mutfak penceresi nanemden tepesinde süs olarak ben faydalanırım. Sizin neyle süsleyeceğinizi bilemem. Sızma eklemek şarttır. Öğün yemek yerine bile geçer.

Böğürtlen sosunda bonfile


Bonfile yemenin yazlık hallerinden biri budur. Tavaya sızma gezdirilir. Biberiye, defne yaprağı ve kekik çeşitlerim hepsi mutfak camı önünden temin edilir. Onlar iki dönene kadar böğürtlenler ve kırmızı şarap ilave edilir. Fıkfıklanmaya başlayınca bir kaşık unla koyulaştırmak veya benim gibi azıcık buharlaştırıp çektirerek kullanmak arasında seçim yapılır. İri çekilmiş biber ve deniz tuzu eklenerek ateş söndürülür. Bu işin son aşamada yapılması tuzun lezzetini iyice almaya, biberin de taze çekilmiş tadını muhafaza etmeye yarar. Bu arada bonfileleri unutmadık tabii. Onlar ızgara edilmiş olacaklar ve sosun içine atılıverecekler. Yanında yenen salataya lezzet yüklemek istemediğim için yaprak yaprak marul olarak servis etmeyi uygun buldum.

Elmalı zencefil sosunda közlü patlıcan


Biliyorum, adım gibi eminim, kesmez aklınız. Patlıcanların taze zencefilli ve elmalı bir sosla geçinebileceğine mümkünü yok inanmazsınız. Ama durun, dahası da var. Domatesi vaaar, sarmısağı vaaaar, kuru kırmızı ve taze yeşil soğanı vaaaaar, dereotu maydanozu vaaaaaar, sızması vaaaaaar ve hele hele acısı damak patlatan biber salçası var! Patlıcanlarım yine biberler misali istenilen şekilde közlenmiş gibi yapılıp kabuklarından arınırlar ve de bızzztlanan bu sosa yatırılırlar. İşte bu kadar. Şimdi anlatmaya başlıyorum; üç domates, bir ceviz kadar taze zencefil, bir kırmızı soğan, bir elma vesaire vesaire...

Siz şunları bir ayarlayın kendi mutfaklarınızda hele. Bıkmadınız mı halâ hep aynı fasulyeleri pişirip aynı salataları yemekten?

Meyvamız bahçeden


Üstüne de bahçemizin kirazıyla malta eriğinden ikram etsem.

Payıma düşen kadarından yani.

Az veren candan.


9 Comments:

  • Teker teker gel Annoyam, teker teker. Sağlı sollu krojeler indirdin yine. Nakavt oldum resmen :)

    By Blogger ruhdagı, at 23 Haziran 2009 18:33  

  • Kroje ne ki?
    K RO Ş E demek istedim herhal ama bu durumlar ağzımı tam toplayamadığımdan olsa gerek :)

    By Blogger ruhdagı, at 23 Haziran 2009 21:23  

  • Bunlar sadece arada bir fotograflananlar Ruh'çuğum. Seni ringde öldürmek istemem yani! İyi koku alırsın ama, biliyorum.

    By Blogger Oya Kayacan, at 23 Haziran 2009 21:25  

  • allahım sana geliyorum! oya yapılır mı bu yaaaaaaaa bu hafta çalışacak bu kadın ancak haftaya kuracak limon ağacının altına sofrasını gece gece aldın aklımı be kadın! sen çok yaşa emi

    By Blogger handan, at 23 Haziran 2009 23:37  

  • mmm her biri ayrı lezzet, bayıldım,
    hepsi uygulanacak..
    Sevgiler...

    By Blogger geçkalmadımki, at 24 Haziran 2009 02:00  

  • Büyüksün Annoyam...

    By Blogger Hakan-Korsan, at 24 Haziran 2009 09:29  

  • Handan işinde çift vardiya yapmıyorsan eğer...!, kolay şeyler bunlar. Herşey beş dakkada Beşiktaş! Sizin limon ağacı altı bizim bahçede portakal, dut, elma, kiraz veya malta ağacı oluyor. Hoş da oluyor tabii ama üç kat aşağı bahçeye el birliğiyle taşınacak yardımcı kuvvetler olunca.
    ----------
    Blogunda geç kalıyorsun ama buraya tam zamanında yetiştin Funda'cığım. Afiyet şeker olsun yaptıkların...
    ----------
    Peki Hakan'cığım ;~)

    By Blogger Oya Kayacan, at 24 Haziran 2009 12:30  

  • Her biri ayrı ayrı leziz olmuş, ellerinize sağlık,
    sevgiler

    By Blogger Özlem, at 27 Haziran 2009 22:04  

  • Teşekkür ederim Özlem, keyifle, dalgamı geçe geçe yapıyorum da ondandır...

    By Blogger Oya Kayacan, at 28 Haziran 2009 12:34  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home