Kedili Mutfaklar

Salı, Nisan 20, 2010

Elimin hamuru

Sakızlı kek



Yine mi kek? Evet, acısını çıkarıyorum. Keyfimce de yapıyorum ya, değmeyin... Bu kısa aralarla üçüncüsü, sakızlısı, hiç ölçüsüzü.

Bana ne, bana ne... İlk iki kekimin üç aşağı beş yukarı ölçülerle verdiği sonuçlarla, ben kıvam meselesini kaptım ya...; bundan böyle ne katarsam katayım, o kıvamı bulduktan sonra keklerim olacaktır. Benden size lezzet keşifleri gelecektir ve siz de bildiğiniz gibi yapacaksınızdır!

Benim Yeğen Aycan ve Gelin Nurci sakıza hasta, ya da benim deyişimle 'aşklarında sakız var'. Kokusunun tadının, yemesinin içmesinin; adasının, adasında yaşamasının hastası(lar)... Ben de kek yapmaya sarınca olacağına bakın, "Alın size de sakızlı kek," dedim. Hem de bir manâsı vardı, evlenme yıldönümleriydi. Sabah kahvaltısına yetişti.

Kavanoz bekleyen çevirme gibi sakız tatlısı süt içinde eritilip kullanıldı şeker yerine. Aklımla bin yaşandı tabii. Bir iri parça da sakız dövülüp eklendi ama daha da konulabilir yorumu yapılmadı değil. Zor malzemedir sakız. Azıcık fazla kaçırıp nefasetini zorlarsan, acılaştırıverir girdiği yeri.

İşte böyle yani. Un, yumurta, süt, yağ, sakız, sakız çevirmesinden oluşuyor ve de pek güzel oluyor bu kek.

Kendi kek ölçülerinize başvurup uygulayın, bayılacaksınız.

Karambol, kek mi ekmek mi börek mi?

Yine üstün dehama dayanarak becerip adını karambol koyduğum bu ürün bir ne? Bilmiyorum. Sadece yedikçe sormak geliyor içimden, "Bu buuu, nedir buu?"

Kabak doldurması yapmıştım ya az altta, karambola start verdiğim nokta boşalttığım kabak içleri oldu. Sonra katkılar başladı, bir tam kabak rendelendi, bir de patates. Şemsi'nin çokça taze soğan ayıklarken atmadığı yeşil kulakları, artı bir hayli de taze soğanın tamamı, bızzzzt. Bir demet dereotunun kendisiyle bir demet maydanozun sapları bızzzzt. Üç beş sarmısak dişi de bızzzztlansın bir ara. Üçe bir oranında mısır ununa tam buğday unu kullanılsın.
Hakiki sızmaya kıyılsın, ayçiçeği çekirdekleri bolca tutulsun, üç yumurta kırılsın... Renkli top biberler ve de baharatlı deniz tuzum iri iri kırtkırtlansın. Mıncıklanmaya başlansın hafif hafif.

O sırada aklımda keçi peyniri belirsin. Onu da olanca kadarıyla katayım bu mıncıkladıklarıma. Pencere kenarından taze nane ve kekik konsun. Bu kadar yetsin, değil mi?
Aynı fırın kabında her işi bitirip, keksi bir kıvamda attım fırına.


Üstüne üstüne çekirdek, acı kırmızı Umman biberi, az sızma sızıntısı...

İçine çöp sokup kuru çıkarana kadar 175 derece falan fırın, işte o kadar.
Kalanı buzdolabında saklayın. Isıtarak/kızartarak yersiniz, ne niyetine yerseniz artık.
Hadi diyelim ki 'tadında mücver var', niyetine yediniz. Bence de, tadında mücver var!


Belli olmuyor ama Cancan burada elimdeki tabağı koklamak için arka ayaklarının üzerine kalkmış durumda.
"Bana göre değil mi Annoya'm, hadi ama tadına baktırsana," diyor.
Yok, değil. Biberi falan var. Uf olur ağzın.

18 Comments:

  • Tam benlik olmuş Oya'cığım..Bu tür doğaçlamalara bayılıyorum canım..Senin ellerinden çıktığı nasıl belli oluyor..Afiyetler olsun..)


    Aşağıdaki Kalkan da kaldı aklım..Hafta sonu bizde gitsek mi?

    By Blogger Damak Tadı, at 20 Nisan 2010 13:35  

  • Kek de buradamıydı anlamadım birden..))Görüntüsü şahane Oya'cığım..Hiç denemedim sakızlı kek bu zamana kadar..Bundan sonra bir doğaçlamada benden olur herhalde..))Afiyet olsun tadanlara..

    By Blogger Damak Tadı, at 20 Nisan 2010 13:38  

  • Ama yani, Cancan'ın sabrını zorluyorsunuz bu şekilde. Alır kaçırırsa hiç şaşmam!
    :))

    By Blogger Ekmekcikız, at 20 Nisan 2010 13:50  

  • Oyacan,
    Sakızlı kekler bir de kalp şeklinde yapılmasınlar mı?Eh yani bu kadar olur kardeş...

    By Blogger Mine Özgür, at 20 Nisan 2010 17:21  

  • Oya ablaaaa sakızlı kek mi yaptın sen! vallahi de aklıma gelmişti:)) ben de yapıcam ben de! bakalım benimkisi nasıl olacak. O zamana kadar bu kalplerin birini alayım.. Çok büyük değiller sanki zaten, ancak yeter:)

    By Blogger Sibel, at 20 Nisan 2010 17:43  

  • Senin Karambol e yogurt ekle, aycekirdeklerini cikar, kecipeyniri yerine beyaz peynir ekle.. Al sana benim karambol... Yillardir yaparim... Kocasi da olur biter buna... Bir dahaki sefere aycekirdekli pisirile...
    Optuk Ailecek

    By Blogger kedisizasla, at 20 Nisan 2010 17:44  

  • Teşekkür ederim sevgili Gül. Kalkana ben de takılı kaldım doğrusu. Gitseniz derim tabii! Sakızlı kekini bekliyorum. Sen yapınca ne olur kimbilir. Acemi hali bu kadar iyi oluyorsa...
    ----------
    Ekmekçi, alışık Cancan bu hallerime. Bu yenir, şu koklanır, ona uzaktan, ötekine yakından bakılır gibi kendine koyduğu kuralları var üstelik yıllardır ;) Alıp kaçmak filan da bilmez. Üzülüyorum bazı, "Kedi değil misin sen?" diye kızıyorum hatta.
    ----------
    Kekte aşk kokusu olduğundan kalp şekline büründüler Mine'si ;)
    ----------
    Hemmen yap Sibel'ciğim. Gül'e dediğim gibi sen de bu kek çörek işleri bilenlerdensin. Çok güzel olacağına adım gibi eminim.
    ----------
    Senin mutfak elin bana uyuyor anladığım kadar Oya'cığım. Ortalama ortak tariflerimiz çıkıyor ortaya bir bir. Biz ikimiz de buralardan, oradaki hepinizi öpüyoruz.

    By Blogger Oya Kayacan, at 20 Nisan 2010 18:29  

  • Hocam siz bizzz lata bizzzzlata yaptiginiz dogaclamalari, bende bakarken bizzzz laniyorum.Can canin bakislarindan analsiliyorki miss gibi bir koku yayilmis.
    Ellerinize saglik.
    Sefa

    By Blogger lezzet sefasi, at 20 Nisan 2010 18:47  

  • http://handannkaleminden-handan.blogspot.com/2010/04/oya-sen-cok-yasa.html

    By Blogger handan, at 20 Nisan 2010 19:25  

  • Sakizli keki ne duydum ne de yedim bugune kadar! Gercek bir icat olmus bu. Cok da severim sakizi. Nasil guzel kokmustur kimbilir...

    By Anonymous vejetaryenkedi, at 20 Nisan 2010 20:57  

  • Oya hanım, yine coşmuşsunuz, sizin biraz ondan biraz bundan, bir de bızztlarınıza bayılıyorum :)) 2. fotoğraftaki plastik kavanozdaki sakız reçeli mi? Evde hediye gelen bir kavanoz var, sakızlı sütlaç yapmaktan daha yaratıcı birşeylere yarasın istiyorum da

    By Blogger Kırmızı Mutfak, at 21 Nisan 2010 00:50  

  • Sefa'cığım, boş yere Kedili Mutfaklar değilim yani. Lezzet kıstasım Cancan'ım. Bızzzt hayatıma giren en mükemmel mutfak aleti. Geliştirenlere müteşekkirim ;)
    ----------
    Handan'cığım, afiyet olsun sana.
    ----------
    Evet yaaa, fırından yayılan sakız kokusu baş döndürücü. Vege Kedi de yiyebilir afiyetle.
    ----------
    Eveeeet, o sakız reçeli. Bıztın içinde kaymak şekeri de var, kullanayım da bitsin diye koydumdu. Sevgiler Kırmızı Mutfak.

    By Blogger Oya Kayacan, at 21 Nisan 2010 11:15  

  • AnnOya vallahi öyle, sarımsağı bilmiyorum ama soğan için bir aya ucuzlar dedi pazardaki soğancılar. (Sizin pazarlar da güzel ama, hani bi biberci vardı, küpeli, ne güzel rengarenk biberleri vardı değil mi?)
    (Şu kabaklı kek mi ekmek mi ondan bi dilim de buraya attırabilir misin?)

    By Blogger Tijen, at 21 Nisan 2010 12:46  

  • Tizo'cuğum çeyrek altın diyor ya benim İsmail soğana, bakarsın üç beş yıl daha geçerse, beşibiyerde olmuş soğan abla, diye gelir kapıya. Olacağına bak :(
    Oksijenlenmiş saçları ve küpeleriyle biberleri kadar renkliydi o şahsiyet. Geçen yıl gelmedi. Sende resmi olmalı..., değil mi?
    Kabaklı şeyden al birkaç dilim. Afiyetle ye.

    By Blogger Oya Kayacan, at 21 Nisan 2010 13:00  

  • vayyy sakızlı kek ha? süpermiş...karambol ayrı bir güzel. Eline sağlık, çok sağlık:)

    By Blogger PINAR CADISI, at 21 Nisan 2010 16:19  

  • Pes doğrusu Hes doğrusu! diye bir reklam vardı eskiden. Şimdi tam anlattıramayacağım buna yakın hisler içerisindeyim.

    Öperim. Ellerden!

    By Blogger Margot, at 21 Nisan 2010 23:37  

  • gene yapmissin yapacagini kizim! topuklarimi vura vura kosarim simdi mutfaga haaa!

    By Blogger Açalya, at 22 Nisan 2010 02:23  

  • Çok teşekkür Cadı, çok.
    ----------
    Hissiyatını anladım Margot'cuğum, yanaklarından öperim.
    ----------
    Mutfağa kadar takibettim, sonra neler oldu Açalya ;)

    By Blogger Oya Kayacan, at 22 Nisan 2010 17:04  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home