Kedili Mutfaklar

Cuma, Ekim 21, 2005

Van'da akşam yemeği

(Kimsecik de bu yazıya katkıda bulunmak istedi. Yediği iki minik bonfile parçasının keyfiyle hor hor uykuya dalarak.)

Bilenler söyler yazar ki, Van’a sadece otlu peynir tatmaya gitsek yeriymiş. Gitmesek de getirseler? Hah, o da olur. Bana oldu mesela. Yolu Van’dan geçen bir tanış, meraklı bu kadın dedi, getirdi. İçindeki otları dillendirmeye kalktı, aklım almadı. Benim aklım ne ki zaten, bir araya doksan çeşit mi ne ot adı sığdıracak? Not tutup yazsa mıydım sanki? Yok canıııım, herkes işine baksın. Ben yemeye bakarım!

Van yemeklerini de ben ne bileyim? Ama üç beş gündür fena halde, hayli daha fazladır da kısmen, aklım Van’da ya. Bizim dost Van kedisi Birbuçuk Canısı gözümde tüter oldu. Van Gölü canavarıyla tanışmaya can atar oldum. Yüzüncü Yıl Van Üniversitesi’nde mevcut olup da kararan delilleri merak eder oldum. Aynı Üniversite’deki çıkar amaçlı suç örgütüne dahil olup, yemek keşif ve icatları hallerimle Van’a katkılara ben de alet olmak ister oldum.

Bonfile artıklarını buldum önce dondurucuda. Hani bütün bonfile alınır, aradan rozbif yapılacak parça çıkarılır. Geri kalan etlerden kuşbaşı veya çöp yaptırırım ben. İşte 'artık' dediğim o çöpler. Çözüldüler ve attım tavaya, kendi yağlarında kavrulmaya. İki koca avuç ıspanak doğradım, etler piştiğinde ilave etmek için. Birlikte de kavruldular bir süre azıcık tuz ve taze çekilen karabiberle. Ispanaklar yeşil rengini kaybetmeden kapattım ateşi. Noodle haşladım. Tuzsuz aman, otlu peynir kullanacağız az sonra ki, şap yesek ancak bu kadar olurdu.

Sonra çöp bonfileli ıspanak yatak yapıldı tabağa. Üzerine sıcak noodle alındı ve ortası havuz yapıldı. Havuza bolca otlu Van ufaladım ve sıcak noodle, otlu Van’ı örter gibi ortaya doğru çekildi.

Bu akşam eve girdiğimde, “Oh ne güzel evimdeyim,” dedim. Yemeğimi Oya usulü Van yaptım. Yedim. Van Üniversitesi rektörü Yücel Aşkın CMK 100. maddesi gereği diyemedi, yapamadı, yiyemedi.

6 Comments:

  • Cenem dustu benim di mi? Herseye maydanoz haldeyim yine :-)))) Pek kıpır kıpır içim ama... Sanki bahar..
    Dun aksam biri "sana" yemek yapmak geldi içimden, hadi kalk gel dedi. Yanıma artı bir alıp koşa koşa gittim. Güle oynaya yapılan yemeğe, brezilya nameleri eslike derken, biz popoları kıvıra kıvıra kikir kikir yemekler piserken oynuyorduk etrafta, birbirimize satasa bulaşa :-))) Çokkkk kıvamında bir domatesli pilav,domates-biber-soğan eşliğinde eklenen kavurmalar, bir patlıcan salatası, bir de yoğurt nasıl keyifli bir sofraaaaaa. Once niyet tabii, sevgi ile yapmaya niyet etmiş ahçımız. Nasıl lezzetli idi anlatamam size... Tadı damağımda sabahın bu saatinde bile.
    Aksama ıspanak yatağındaki bu guzellik yapılmaz mı şimdi? 15 kişi tabu oynayacağız biz bu aksam, o sofrada ne güzel duracak şimdi bu yemekkkkk
    Ellerine fikirlerine sağlık annoya. İşten çıkar çıkmaz ıspanak yıkamaya....

    By Blogger seden, at 22 Ekim 2005 11:04  

  • Maydanoz pek faydalı birşeydir, değil mi ama? Tat verir, renk verir... Hep maydanoz kal e mi?

    http://ictenice.blogspot.com/ okunuyor tabii. Neler yaptığının farkındayım Seden'ciğim. Piyano çalan Adam'a da sevgilerimi söyle.

    By Blogger Oya Kayacan, at 22 Ekim 2005 11:55  

  • Oya'cim,
    Ben bu kimsecik'i coook seviyorum yahuu...Allaha emanet,masallah yavruma...

    By Blogger mine, at 23 Ekim 2005 13:50  

  • Bu kimsecik ne kadar tatlı bir kedi böyle:) Bayıldım, bayıldım :))

    By Blogger Burcu, at 23 Ekim 2005 14:07  

  • Evet, yurdumun kedileri bile baska...sanki daha icten, daha sevimliler, benim kedilerim de buz parcasi...
    Van kedisi istiyorum, cok özel kedilermis diye duydum, saf Van kedisi bulmak icin Vana mi gitmek gerekir diye düsünüyorum, ne dersiniz?
    güzel pazarlar...

    By Blogger Nese, at 23 Ekim 2005 14:46  

  • Kimsecik benden fena halde rol çalıyor:-)) Evde de böyledir benim kızım. Uğraşır didinir yemekler hazırlarım, çıkar bir salınır orta yerde, hooop herkesin ilgisi ona kayar. Cool ve sevimli kerata.

    Neşe'cim biz burada sokağa atılmış Van kedisi de buluyoruz ne yazık ki. Arada bir yazılarıma karışan Birbuçuk Canısı onlardan biri mesela. Neyse ki şimdi mutlu bir yuvası, onu çok seven bir annesi var.

    Biri benim üst mahallemde, diğeri de Koç Holding Nakkaştepe arkasında iki tane de Ankara var sokaklarda. Gerçekten de çok haklısın Neşe, Türkiye'nin insan mozaiği gibi kedi mozaiği de olağanüstü sıcak ve güzel.

    By Blogger Oya Kayacan, at 24 Ekim 2005 09:04  

Yorum Gönder

<< Home