Kedili Mutfaklar

Cumartesi, Aralık 03, 2005

Bulguru kaynatırlar

Mutfağa girişim Şemşime türküsü eşliğinde oldu. Bulguru kaynatııırlar, yüksekte yaylatııırlar, senin gibi güzeliiii...


(Fotoğraf sevgili Firdevs the Fifi'ye aittir. Fasulyeler ise ablasının oğlu Yaşar'ın karısı tarafından turşulaştırılmıştır.)

Dün akşam eve elimde bir çanak fasulye turşusu ile döndüm. Ablam Hülya’nın sağ kolu, benim sevgili Firdevs the Fifi’min köyünden, Kastamonu / Cide’nin Oğulcak’ından gelmiş. Beyaz fasulyelerden yapılmış, limona basılınca daha da ağarmış, yanına biraz sivri biber katılmış, üstü üzüm yaprakları ile örtülmüş... Daha eve gelir gelmez tadına bakılmış ve de anladınız tabii değil mi; bu lezzet beni çılgına çevirmiş. Dün dündür. Ganimet sağ sağlam buzdolabında zulalanmış ve bilahare saatimiz uykuyu çaldığında yatılmıştır.


Bugünün sabahı, saat altıda yataktan zıplar mı adam be kardeşim? Ne derler hani bizim buralarda, kargalar bok yemeden, zıplar mı sorarım size? Zıpladım işte. Bu kavrulmuş fasulyeli bulgur pilavını rüyamda gördüm sanki. Sanki rüyamda Karadenizli fasulyelere lazca bir yemek uygulamalısı gördüm.

Yazı başlığına bakmayın. Bulguru kaynatmadım. İri bulgur, iyice yıkandı ve tuzlu kaynar suya basıldı. Buharı kaçmasın diye kapakladım üstünü. Bir soğanı incecikten kıyılmış halde başladım kavurmaya sonra, uygun bulduğum miktar tereyağ ile. Fasulye turşularımdan iki avuç doğradım, soğana katıp daha da açtım altını. Renkler kızarma haline dönene kadar. Ve şeker ekledim. Biraz şeker, az da karabiber, taze çekerek lütfen.


Bulgur yumuşamıştır artık. İyice süzün, suyunu çekmiş olsa bile tel süzgeçte kalsın bir müddet. Şimdi katın kavrulmuş fasulyelere. Karıştırın. Tereyağını biz az kullanmıştık, az da sızma gezdirelim mi üzerine şöööölece? Oy oy oy bu da neee? Ah gadınım Şemşimeeee, vah gadınım Şemşimeee... Senin gibi güzeliii durmadan oynatırlaaaar, bulguru kaynatıııı...

Peki, kestim; işin sırrı bence kavrulan soğana ve fasulyeye katılan şekerde.

Ve de not düşüyorum; yapın, ille de.

Şemşi kaç yıldır bana yardıma geliyor da, ben ona neden bu türküyü hiç söylemiyorum? Ah gadınım Şemşimeee...

Tamam susuyorum...

6 Comments:

  • Eh oyaanimcim, sen gecen hafta bizim agziminizn sularini akitirsin baliklari gosterip de biz de durur muyuz? (Durmayiz durmayiz) aksama balik var, karides var, yesil guzel salata var, iki kadeh raki var, bir de Oya'nin sagligina icmek var. Haber vereyim dedim.

    By Blogger Deniz, at 3 Aralık 2005 17:34  

  • Vakt-i keraat İstanbul'da 19:00...
    Prozit sevgili Deniz ve Koray.

    By Blogger Oya Kayacan, at 4 Aralık 2005 13:17  

  • Merhaba,bende bu sene fasulye turşusu yapmıştım,ancak ağarmak yerine karardılar resmen ve eridiler.Bu sene ilk denemendi.Limon olmaması ve tuşu oranlarını iyi ayarlayamamaktan herhalde.Tek amacım,kış gelince Karadeniz'e özgü o güzelim fasulye kavurması yapmak içindi.Yarın çicek pasajındaki turşucudan alacağım.Ayrıca ne güzel çıkmışsınız hep resminizdeki gibi neşeli ve güzel gülümsemeler eksik olmasın hayatınızda.Sevgilerimle,

    By Blogger ipek [mail adresimden ulaşın], at 5 Aralık 2005 23:53  

  • İpek'çiğim, o fotoğraftaki ben değilim. O fotoğraftaki, o fotoğrafın hemen altında anlatılan Firdevs the Fifi. Yani bizim Cide'li yardımcımız. Çook şekerdir, çoook. Ama ben daha şekerim -)) Fasulyelerine üzüldüm. Genellikle tuz oranı yüksek olunca erir diye bilirim.

    By Blogger Oya Kayacan, at 6 Aralık 2005 07:46  

  • Ne kadar mahçubum.Neden atladım okurken şimdi hemen gördüm resmin altında yazıyor resmin .Bu ara oldukça yorgun ve uykusuz olmak ve dikkat dağınıklığı bak ne dedirtti bana.Kusura bakmayın.Şeker resimlerinizi bekliyorum.görüşmek üzere.

    By Blogger ipek [mail adresimden ulaşın], at 6 Aralık 2005 09:21  

  • Fasulye turşumu aldım.Ve birazı akşam hemen tüketildi.yarın sizin usulünüzle bulgurlu fasulye yapacağım.Fifi'ye de selamlarımı iletin ,hala gülüyorum kendime ,dünkü halime.

    By Blogger ipek [mail adresimden ulaşın], at 6 Aralık 2005 21:52  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home