Bızdık okullu

Arabadan indi bir kadın beni gördüğü yerde. Sakat ayağımla kaçmaya çabaladım, güvenemedim tabii önce. Allem etti kallem etti, kendi de sıçan gibi ıslandı ama sonunda beni kucağına alıp arabasına oturtmayı başardı. Sonrasında her şey rüya gibi gelişti. Robert Kolej güvenlik müdürü Cengiz Abi sorumluluğumu üstlendi. Doktora gittim, tedavi oldum. Okullu oldum sonra. Okulun göz bebek köpeği oldum. Bızdık aşağı Bızdık yukarı oldum.


Bu hafta Plato’ya gittik mesela. Hava hem sıcak hem de müthiş fırtınalıydı. Serüven parkurunda yan yana yürüdük.


Resim çektik birlikte. Fırtınanın şiddetiyle çiçeğe sarılmış küçücük bir arıyı bile çektik.
Ben Bızdık. Beni bulan, adımı koyan ve her zaman ziyaretime gelen bu kadını o kadar çok seviyorum ki.
3 Comments:
Mutlulugun cizgileri her zaman fotoraflarda tablolarda degil paylasimda da cok güzel oluyor.
By
ERDIL, at 29 Ocak 2007 01:05
Kumpanya Kimsecik'in ayak seslerini duyuyoruuuuuum!:)
By
Ezgi, at 29 Ocak 2007 10:38
Kim akıl etmiş de demiş acaba taaa baştan, *paylaştıkça artar* kadar doğru sözü? Sağolun Erdil Bey, sizin katılımlarınız da çok güzeldir duyarlı paylaşımlara.
----------
Ezgi'ciğim canım, sadece efekt veriyorum. Kafamı soktuğum her yerden nasihat alıyorum çünkü. Ayak sesim nasıl çıksın?
Her okula bir köpecik koyarsak barınakları boşaltabiliriz fikrimin nereden çıktığını anladın değil mi?
By
Oya Kayacan, at 29 Ocak 2007 15:03
Yorum Gönder
<< Home