Kedili Mutfaklar

Cumartesi, Eylül 15, 2007

Dost biberi baldan tatlı...

(Kuru olanlar geçen yıl Bozcaada'dan geldiler, Ablam Hülya getirmişti. Ye ye bitmedi tabii ve yanına bu yıl Edremit'ten Çiğdem'den gelen tazeleri de asıldı. "Biber sağlıktır, bolluk berekettir. Gözden korur, nazarı alır..." der Oya)

Bugün sözü Çiğdem'e bırakıp, bu güzelim biber hallerini az aşağıdaki biber yazısının yorumlarından ön sayfaya çıkarmakta fayda var.


"Aslında herşey kırmızı biberlerden salça yapmamla başladı. Benim salça nasıl desem... biraz biber püresi kıvamında. Kimini sadece tatlı biberlerden yapıyorum, kiminin içine de o zehir gibi acı köy biberlerinden katıyorum. Acılı da güzel oluyor. Oluyor olmasına da kalan biberi kurut, turşu yap, biber reçeli yap... Her taraf acı biber olunca ancak akıl edebildim. Dolmalık biber, yeşil kapya biber, çarliston biber ve bu acı biberleri hep birlikte yıkayıp ayıklıyorum. Acıları ayıklarken ameliyat eldiveni giymekte yarar var. Yoksa...


(Bunlar benim mutfağıma şenlik, Edremit'ten Çiğdem'den gelenler. Tatlı olan kırmızıyı yalayıp yutuyorum, acı olan yeşili sadece yalıyorum. Çiğdem benim rengi rengine yemek pişirme keyfime yeni bir boyut kattı üstelik. Artık yeşilli sarılı filan yemeklerimde kullanacağım yeşil biber salçam var. Aklınla bin yaşa e mi sen...)

Hepsini düdüklü tencereye koyuyor, bir avuç da su atıyorum içine. Buhar çıktıktan sonra 25 dakika haşlanıyorlar. Yine eldivenle kabuklarının içinden bir tatlı kaşığı yardımı ile sıyırıp alıyorum. Avuç içinde suyunu sıkıp bızzzzzzzzzzzzzzzzzt yapıyorum. O püreyi de bir kaşık tuz ekleyip tencerede kısık ateşte 40 dakika kaynatıp suyunu buharlaştırıyorum.

Küçük kavanozlara koyup, ağzını sıkıca kapatıp havlu arasında baş aşağı soğutunca da konserveleniyor. Açtıktan sonra buzdolabında tutulup üzerine biraz sızma gezdirilince hiç küflenmiyor. Kırmızı biberin bir kilosu ile 300 gr alan bir kavanoz salça yapılabiliyor. Yeşillerden 1.5 kilo kullanmak gerekiyor.

Biber reçeli ne diyenlere onu da tarif edeyim :-) Acı biberler doğranıp az yağda kızartılıyor. İçine bol rende domates, 2-3 diş sarmısak, tuz, karabiber, 2 adet kesme şeker konulup iyice koyulaşana kadar pişiriliyor. Hepsi bu... Adanalı bir arkadaşım sabah kahvaltısında yemeyi çok sevdiği için adı biber reçeli kaldı. Acılı ezme gibi güzel bir rakı mezesi olur.

Umarım herkese afiyet olur."

Devamında her an her şey olabilir...

13 Comments:

  • Oyaaaaaaa :-) sayende kendimi bir değil iki şey sanmaya başlayacağım haberin olsun...

    Afiyet olsun, ağzın hep tatlı olsun :-)

    By Blogger Çiğdem, at 15 Eylül 2007 14:57  

  • Sen daha duuuur... Bak seni ele güne nasıl afişe ediyorum 8~}

    By Blogger Oya Kayacan, at 15 Eylül 2007 16:12  

  • Oya'cığım,bende sana Urfa'dan gelme pul biber getirecektim.Sonra aaaa Gül, dur bi dedim kendi kendime!Tatlının yanında biberin işi ne,ne alaka?

    Sevgili Çiğdem meğersem göndermiş ve bana beyan olmuş dermişim..))Vallahi oldu da..))
    Çiğdem'i sayende yakından tanımaya başladık Oya'cığım.Bende buradan kendisine sevgilerimi gönderiyorum.

    Canım kocaman öpüyorum ve sevgilerimi gönderiyorum.)

    By Blogger damak tadı, at 15 Eylül 2007 23:54  

  • Gül'cüğüm, çok aziz bir Urfalı dostum vardır, senede bir memleket ziyareti yapar. Ağa çocuğu mudur ne, yolu gözlenir Urfa'da, düğünleri dernekleri kurar kaldırır. Dönüşünde salça ve pul biberlerin en acılarını sülalesinin mutfaklarından getirir bana. Yani mutfak düzenimin biber kategorisi fevkalade iyi işler durumda 8~} Bir Trabzon yağım ve Trabzon işi reçellerim eksikti tadılmadık. Sayende onlara da kavuştum. Körün istediği bir gözmüş, Allah Baba göz yağdırmış.

    Çiğdem gerçekten tanınması gereken bir hatun. Tuttuğunu koparanlardan. Benim çekim alanıma boş adam düşmez zaten.

    By Blogger Oya Kayacan, at 16 Eylül 2007 11:44  

  • Bir de bu minik acı biberleri domatesli bir sosla turşu gibi yapıyorlar ya. Antalya dan dayım göndermiş o yapıyor sağolsun. O şekilde de bayılıyorum ben. Hem acı biber hem domates sos içinde. Çiğdem hanımın yeşil biber salçası fikri çok müthiş. Afiyet olsun:))
    Sevgilerimle...

    By Blogger bocuruk, at 16 Eylül 2007 16:53  

  • Bocuruk'cuğum tam da biber zamanı çıktı bu salçalar ortaya. İyi de oldu. Yeşil salça yılın buluşu sanki. Dayı Bey'in ellerine sağlık. Güzel olmaz mı domatesli biber? Ben de biraz benzer bir sos attım dondurucuya azıcık, kışlık diye.

    By Blogger Oya Kayacan, at 16 Eylül 2007 18:08  

  • Sevgili Oya ne diyeyim sana ,her uğradığımda senin elinde bambaşka havaya bürünen lezzetler.Salçaları hemen deneyeceğim.Acı reçeli ben bu ayki Sofrada ele aldım.Basbayağı acılı ,ama reçel.İlginç bir karışım ,bende Ece hn.dan öğrendim bu tarifi.
    Senin verdiğin tarifi de deneyeceğim hemen ,merak ettim çünkü.Hep böyle kal .Sevgilerimle.

    By Blogger ÇiLeK, at 16 Eylül 2007 20:45  

  • Çilek'çiğim, ben Sofra'ya bir kere çok kızmıştım, almıyorum ama Sofra'nın haberi yok!!! Ece, Ece Bar'ın Ece Aksoy'u mu yoksa? Eli çok lezzetlidir. Hımmmm. Haydi alalım bir Sofra bakalım...

    By Blogger Oya Kayacan, at 17 Eylül 2007 09:59  

  • Sevgiler alındı, öpüldü, baş üzerine konuldu. Bilmukabele denildi :-)

    By Blogger Çiğdem, at 17 Eylül 2007 12:57  

  • Evet Oya,bahsetiğim Ece Aksoy.
    Bakalım sen nasıl bulacaksın reçelleri,yorumunu beklerim.Sevgiler.

    By Blogger ÇiLeK, at 17 Eylül 2007 13:43  

  • Acılı tatlılar yapmayı yıllardır sürdürüyorum Çilek'çiğim. Bayılırım. Şu ballı biberli domateslerime de bir bakıver. Ne şirinler değil mi?

    http://kedilimutfaklar.blogspot.com/search?q=domates+tatl%C4%B1s%C4%B1

    By Blogger Oya Kayacan, at 18 Eylül 2007 10:07  

  • Bilmezmiyim?önce sende gördüm ben acı ve tatlı bir arada lezzetleri.
    Bu güzel domatesleri ben de denemeliyim.hep böyle kal diye boşuna demiyorum ben.Sevgiler.İpek.

    By Blogger ÇiLeK, at 18 Eylül 2007 10:34  

  • Oyacığım ellerine sağlık.Kırmızısı-yeşili ikiside çok hoş olmuş.Kışa sağlık ye inşallah.
    Şu kırmızı olanını annemle hep yaparız.(reçel denileni).Çok severek bir kış yeriz.Sana sormuştum ya yeşili nasıl yaparsın diye.Şimdi terifi alındı.Teşekkürler..

    By Blogger daimamutfak, at 18 Eylül 2007 14:02  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home