Kedili Mutfaklar

Perşembe, Şubat 28, 2008

Paranoyak mucit

Çeşitli paranoyalara bilhakkın vakıf olan ben, nasıl da atlıyormuşum şu tam üstüme göre biçilmiş paranoyayı. İcat paranoyası derler hani adına, kişi üşenmez, habire uğraşır didinir yenilikler icadetmeye bakar. Oldu ki edemedi, eder gibi yapar, ki paranoyak vasfını da tam burada giyiniyor bedenine.

Her ne kadar Üsküdar Belediyesi'nden yakacak yardımı almış, odunu kömürü stoklamış gibi duruyorsam da, değilim şükür. Sağolsun beyaz gelincik, meyana boğdu beni. Mutfağımda günlerdir, asırlarca allem edilip kallem edilip içkisi şurubu balı ilacı, nesi nasıl yapılabilinirse yapılmış meyanlarımla başbaşayım.


Ve de gelin görün ki, paranoyak mucitte nato kafa nato mermer. Sadece Dilara'nın anlattığı şerbeti yapıp içiyorum. Tembel işi, biraz da koyuca yapıp buzdolabında tutuyorum bir kavanozda. Seyrelterek içiyorum buzlu buzlu.

İlle de bir iş karıştırmış olmak için ballı portakallısını denedim. Olmadı. Düşün düşün yapacak şey bulamayıp, paranoyak mucit olarak yolda kaldım yani şu meyan sayesinde.

Ha bu arada o kömür gibi gördüğünüz parçalar meyan balı. Hani o benim bayıldığım licorice. Geçenlerde (14 Şubat, Arapsaçına döndüm) meyandan söz ettiğim yazımda geçen gibi bir likör yapmaya çalışıyorum şimdi o baldan. Vallahi çok çalışıyorum.

Bir de sabununu yapacak Mine'si, http://www.mineflora.com/ . Kaç senedir sadece Mine sabunları kullanıyorum. Öyle şeker ki, "Şundan da dener misin n'ooolur?" diyorum, ondan yapılmış sabunlarım oluyor... Tıpkı meyanlı sabunlarım olacağı gibi.

Paranoyamı etrafıma da saçmazsam olmaz.







8 Comments:

  • Kolay gelsin Annoyam,
    eminim likörü sen,
    Mine de meyanlı sabunları yapacaksınız.

    çok faydalıymış bu meyan kökü...senin verdiğin linkte okuyunca öğrendim,ama
    çok içilince vücutta potasyumu azaltıyormuş ,onun da çaresi muz yenmesiymiş...

    demek meyan tek başına kahraman.
    yanına kimseyi istemiyor,yoksa çoktan ona eşlik edecek olanı bulurdun ...

    sen iste ben göndereyim,önemli olan tadını beğenmen...

    Şehrimde yapılan kaynarı bilir misin? Bebek doğduğunda pişirilir,çeşitli baharatlar ve şeker konularak yapılır ,üzerine bolca ceviz ve tarçın serpilir.

    bir de şalgam suyumuz vardır,rakıya eşlik eden .
    kırmızı havuçla ,bulgur unu mayalanır suyun içinde, tuz da eşlik eder ve ve 10-15 gün içinde oluşur .
    istersen ,içerken içine acı turşu suyu koyarsın .
    tarifler istersen daha ayrıntılı verilir.
    sevgiyle...

    By Blogger beyaz gelincik, at 28 Şubat 2008 19:28  

  • Dilara'cığım sizin 'kaynar' dediğiniz bizim loğusa şerbeti. İstanbul adetlerinde tarçın karanfil zencefil filan koyulur kaynamaya o karanfilli kırmızı şeker parçalarıyla birlikte de, ceviz kullanmayız pek. Ben o kırmızı şekeri kırmızı olmasını istediğim yerlerde (mesela ayva reçeli ve tatlısı gibi) kullanırım bir de.
    Şalgam suyunu yapmam ama içmeyi çok severim. Dediğin gibi rakı yanında ve taze otlarla pek hoştur. Genelde hazır alıyorum, acılısını. Fazla tuzlu geldiği için de çok içmiyorum doğrusu.
    Vereceğin tarif seve seve kabul edilir ve kısmetse bir gün evde şalgam suyu imal edilir inşallah!
    Çok teşekkürler ve sevgilerimle...

    By Blogger Oya Kayacan, at 29 Şubat 2008 10:13  

  • Ah sevgili Oya kardesim keske hepimiz senin gibi neydi o kelime panoooraymi ondan olabilsek hic olmazsa bir seylerin degerlerini
    sevgi ile yogurarak paylasabiliriz.
    Bunu yorum olarak kabul etme sadece yazilarini takip ediyorum demek istedim.
    Saygi / Sevgiler üzerine olsun.

    By Blogger ERDIL, at 29 Şubat 2008 14:39  

  • Mucitlerin bir çoğunda vardır zaten uçuk fikirler mecburen Annoya'cığım; sevsinler sizin paranoyalarınızı, herkes sizin gibi olsa keşke Erdil beyin dediği gibi...
    Coca- cola sır gibi saklıyor kolasının reçetesini derler ama, bu azimle giderseniz; onu zaten de, çok daha iyilerini de keşfedeceksiniz gibi geliyor bana...

    By Anonymous dgül, at 29 Şubat 2008 15:01  

  • Biizm ülkede malum araştıran düşünen, üreten, yaratan insanlara hep paranoyak gözüyle bakarız... Sen olmasını gerekenin dışına çıkıp bişiler yaptın mı adın "normal değil bu ya!" olur... Aman normallere uyma... Sen hep böyle kal Annoyam:)) Bizde sana baka baka kararsak ne güzel olur ya:)

    By Blogger esintiler..., at 29 Şubat 2008 22:04  

  • Erdil Bey'ciğim, varlığınızı hep hissediyorum zaten. Sağolun.
    ----------
    Demet'çiğim, Dilara'nin dediği gibi, o kadar baskın bir tat ve koku yayıyor ki,"meyan tek başına kahraman". Kendi içinde (!) değerlendirmak gerekiyor. Uğraştırır yani ;-} Bu arada Mine'si çalışmalara başladı. Tabii internetin de üzerine çıkacak bir paranoyak olamayacağı için, meyanlı sabun siteleri bulundu hemen. Neyi nasıl nereye şeklinde konuşmalarımız sürüp gidiyor, telefon telefon üzerine.
    ----------
    Sevgili Şirin, yabana atılır yanın varmış gibi konuşuyorsun sende yani... Maşallah on parmağında on marifet, dahası da vardır da çıkarmıyorsundur nazar değmesin diye 8~] Tütütüüü 41#

    By Blogger Oya Kayacan, at 1 Mart 2008 13:18  

  • Sevgili Beyaz Gelincik ve de Oyacan,
    Az once Meyan Sabunumuz (=Licorice Soap) kalıba döküldü.Yarın sabahı 4 gözle bekliyorum.Yarın öğle saatlerinde kalıplar kesilir.Mühür basılır.4 hafta sonra sabunumuz kullanılabilir hale geliiiiiiiiiiiir...
    Bakalım beğenecek misiniz?
    Minesi

    By Anonymous Adsız, at 1 Mart 2008 14:41  

  • Sevgili Oya,

    Keşke bize de bulaşsa bu paranoyak mucit halleri!! Hayranınızım..

    By Blogger kekik, at 3 Mart 2008 12:26  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home