Kedili Mutfaklar

Cumartesi, Temmuz 26, 2008

Reyhanlı bulgur

Aklım morlarda, yeşillerde. Sermayem tavuk. Penceremden gemiler geçiyor, morlu yeşilli. Yapacağım edeceğim bir tavuk! Hani elektrikli ocağımın bir derecesinde unutulan, soğanı bütün, sarmısak dişleri bol, kekiği taze; yine taze biberiyesi, top biberleri, deniz tuzu falan yanına katılıp hiç susuz pişecek olan tavuklarımdan.

Pişip dağıldığı zaman ‘olmuş olacak olan’ tavuk modelimden! Model aynı kumaş farklı... Lüks ipekler mi, güllü basmalar mı? Verdiğim her tat ayrı. Çok amaçlı kullanılıyor böyle pişmiş bir tavuk. Her yıldızı alabiliyor yanına. Tavuk tavuk yemek zorunda kalmıyor, amacından saptırılabiliyorsun.

Hayır, bugün saptırılmamış tavuk yemek istiyorumdur belki aslında. Beş yıldızlı anne tavuğu yanında bulgur pilavı mesela. Islatıp kabarttığım bulguru tavuğun koyverdiği suyuna katıp enfes bir lezzet elde eder yerdim.

Kim beeeeen mi?

Yalaaaan. Yapmazdım, koymazdım önüme böyle mazbut bir tabak. Bir halt ederdim mutlaka. Morlar yeşiller boşa mı dolanır durur yoksa sabah saatlerinde akılda?

Urfa biberi ve tuzla şişirdiğim bulgurun salatası morlu yeşilli olacak; moru kırmızı soğandandır, reyhan bolluğundandır. Yeşili kısmen reyhan yapraklarının morunda bulunan cafcaflı alacasından, bolca da fıstığından, şam ha şam...

Ne zamandır yapmıyordum. Yeni bir bulgur tadı bulmanın tam zamanıydı.

(E, evin mutfağı burası, çöp üretiyoruz burada, yemeklerimizin yanısıra.)

Bir bardak bulgura iki kaynar su, tuz, Urfa pulu; ve de bırakın şişsin bulgur. Kırmızı soğan bızzzt. Bol reyhan bızzzt. Şamfıstık bııızıt da bızıttttt. Avuçlar dolusu şamfıstık bıııızt.

İyi bir bulgur salatası oldu, limonu bol, Kemal Kükrer erik ekşisi bol. Çiğdem'in Hemera'sı pres öncesi. Annoya'nın kafası biraz dolaşık.

Tavuğun koyverdiği suyun içine de kattım şu ısladığım bulgurdan. Öfff be oldu, ööööf ve mazbuuut.

Ne yaptım ne yedik, yok anlatabilecek gibi değil.

Güzeldi.

Reyhanlı bulgurdan gittik.

Tavuk yan yemek oldu.

Kedili Mutfaklar neşriyatı bulgurlu yemekleri takip etmeniz için:

http://kedilimutfaklar.blogspot.com/search?q=bulgur


8 Comments:

  • Annoyacıgım, yine kacamak "izleyip" kacabildim ancak son "programlarını"...
    Hepsi birer saheserdi yine, bugün dayanamıyorum artık iki lakırdı etmeden, seni izlemek nasıl bir sey biliyor musun? Gizemli bir yolculuk gibi, tüm derdi tasayı unutabilecegin bir sıgınaga saklanmak gibi, yemin ederim ki tarif bile edemiyorum, ama canı yürekten tesekkür ediyorum bize ayırdıgın zaman, bunca emegin icin... O kadar güzel bir insansın ki...

    By Blogger dgül, at 26 Temmuz 2008 21:26  

  • Hani bundan önce bu tavuğu pastırmalı yapmıştın ya Oyacan'ım, işte bugün onu yaptım .
    Annem tansiyonu falan düşünmeden bir güzel yedi yanındaki pilavla, inanamadım:)) (ki annem feci halde yemek seçer, en fazlada 2 köfteyle doyan cinstendir)
    Şimdi pc başına oturup sayfana tıklayıp bu tarifi yeniden görünce gülümsedim, üstelik canım tavuğu yan yemek yapmışsın buna daha da çok gülümsedim:)))
    Seviyorum seni ben...

    By Anonymous Nüket Şenyüz, at 26 Temmuz 2008 22:01  

  • İşte bu güzeeeel bir Pazar. Sevgili Demet ve Nüket'çiğim tarafından en az bir haftalık şımartıldım. Başka ne diyeyim? Heey Cancan, sen de sırtımı sıvazlar mısın lütfen, tam olsun bari keyfim ;~} Mucuxxxx...

    By Blogger Oya Kayacan, at 27 Temmuz 2008 15:15  

  • Ama bak ben bu reyhanı görünce dayanamadım gene..Salata içinde de bayılırım, yemekte de. Bi de yeşil mercimeğe çok yakışıyor sanki..
    Ellerine sağlık.Yalandım durdum burda ben gene.
    Sevgiler güzel,zevkli,zarif,dost insan...

    By Blogger Ece, at 27 Temmuz 2008 21:57  

  • Ama ama bitmiş o şişe :)

    By Blogger Çiğdem, at 28 Temmuz 2008 09:48  

  • Aaaaa hani sen yemekten pek anlamazdın Ece'ciğim? Bulgura uyguladığım kırmızı soğan ve reyhan yeşil mercimek salatasında çok güzel oluyor dediğin gibi. Renk uyumları yapan ağız tatları çok önemli ya benim için. Yalanma, gir hemen mutfağa. Kolay işler bunlar.
    Duygular karşılıksız değildir malûm. Sevgiler, iyilikler...
    ----------
    Bu sıcağa kar mı dayanır bre Çiğdem, bitecek tabii. Yan yatırmışım ki, damla kalmasın, sallayınca dibine darı suyu... Ama sağolsun bizim zeytinyağ tüccarı Hemera'cılar, gerisi kolide. Dediğin gibi serin ve esmer (!) bir mekanda saklanıyorlar.

    By Blogger Oya Kayacan, at 28 Temmuz 2008 10:23  

  • Oyacanim mis kokulari takibettim, ben geldim. Tesekkure.

    Bil ki elin elimde girdim ameliyata. Ve her lafinla bir cesaret, bir umut yerlesti icime. Ayrica da ona buna sattim senin laflari. Hayat deneyimi diye. Referansiyla.

    Cok tesekkur her sey icin, atlattik gibi gorunuyor, her gun daha iyiye...

    By Blogger yapıncak, at 30 Temmuz 2008 19:48  

  • Müthişsin Yapıncak. Zoru kolay ettin. Acılarını mutluluklarla sarmaladın. Çok zamanımı aldın son günlerde, uyudum uyandım sen. Şimdi gülüyorum kıs kıs, "kalp kalbe karşı" kapakçığı mı taktılar acaba Yapıncak kıza diye. Ne de hoş geldin taa buralara kadar. Seni seviyorum.

    By Blogger Oya Kayacan, at 31 Temmuz 2008 09:30  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home