Kedili Mutfaklar

Perşembe, Ağustos 12, 2010

Armut dağdan


Kafama göre chutney yapımı günümdeydim. "Üç armutçukla hallederim ben bu işi," dedim. Onlar da yazlık köylü torbalarımdan çıkan malzemelerden.
"Armudun iyisi dağdaki ayılara nasip olurmuş," derler. Ben getirene "Dağdan mı?" diye sormadım ama benim sevdiğim sert armutlardandı, iyi oldukları belliydi!



Bir koca beyaz soğanı mini mini doğrayıp şişenin dibinde kalmış üç parmak balsamik Modena sirkesinde pişirmeye başlıyorum. Sonra aklıma geleni, geldikçe katıyorum içine, önce iki çay kaşığı kahverengi şeker.
Elimde muskat rendesi var, incecik delikli olan hani; bu rende kuru malzemenin tozunu, yaşların da suyunu çıkarır. Hazır o elimdeyken, hazır yedi sekiz kere ileri geri yapıp muskat rendelemişken devam ediyorum. İki diş sarmısakla onun iki üç katına denk düşecek kadar zencefili de rendeleyiveriyorum.

Pencere bitkilerimden biberiye, kekik, ada çayı ve nane dallarıyla giriyorlar tenceredeki chutney müsvettesinin içine. Deniz tuzu ve renkli top biberlerden yeterince kırt kırtlıyorum. İki üç karanfil taneciği, kuru süs biberi acı mı acı... Yine rendeye iş çıktı, limon kabuğu rendeliyorum, bir limonun bütün kabuğunu.
Bu arada fokur fokurdayan balsamik sirkeye iki üç parmak su katarak tekrar kaynatıyorum. Şimdi armutların tencereye eklenme zamanıdır. Kabukları soyulmuş ve minicik doğranmış armutlar da işin içine girince bize ara sıra karıştırmaktan başka yapacak başka iş kalmıyor. Suyu çekip yumuşayacak sadece armutlar.


Tadına baktım ki inanılmaz acı, doyumsuz tatlı, muhteşem muhteşem bir lezzet.
Bir kavanozcuk sadece, beklemeye alındı buzdolabında.

Ah ben şimdi seni nelerle yesem, kimlere yedirsem?

9 Comments:

  • ben gonulluyum:)

    By Blogger beste, at 12 Ağustos 2010 15:23  

  • Oyacan'cım,
    En son soruna cevap veriyorum:
    Bana banaaaaaaaaaaaaa

    By Blogger Mine Özgür, at 12 Ağustos 2010 16:45  

  • Beste'ciğim, ister misin sıkıştırayım koltuğumun altına küçük kavanozumu da düşeyim Fransa'nın yollarına ;)
    ----------
    Geeeeeeeel Mine'si geeeel.

    By Blogger Oya Kayacan, at 12 Ağustos 2010 17:51  

  • Şimdiye dek böyle bir chutney yapılmamıştır, eşsiz benzersiz bir doğaçlama bu!
    Nasıl bir ilham gelecek size ve bunun sonunda armut-chutney neye eşlik edecek merakla bekliyorum.
    :)

    By Blogger EKMEKÇİKIZ, at 12 Ağustos 2010 21:15  

  • AY NE FRANSA SI YAAAAA! BURAYA GEEEEEEEEEEL!

    By Blogger kedisizasla, at 12 Ağustos 2010 23:45  

  • Ne kadar değişik birşey bu, inan tadını çok merak ettim, nolcak şimdi :))

    By Blogger banuca, at 13 Ağustos 2010 00:55  

  • Et, balık veya tavuk, üstü çıtırlamış ızgara hallerinde olurlarsa eğer şu armut chutney'in yanında mükemmel gider. Hani fazla ilham beklemeden sevgili Ekmekçi, fırında güzelce kızarmış tavukla yense mesela, diyorum ben ;)
    ----------
    Oldu Oya'cığım, first stop Florida olsun o zaman.
    ----------
    Banuca da yapsın :) Üç aşağı beş yukarı nasıl da güzel bir lezzet yakalayacaksın bak gör... Balsamik yoksa evde olan sirkeyi kullan, o da yoksa şarap olur. Armut olmazsa elma, veya ne varsa. Reçel yaparmış gibi yap, içine baharatlar koy, acı biber ve otlar karıştır...

    By Blogger Oya Kayacan, at 13 Ağustos 2010 10:37  

  • Böyle şeyler "kime niyet kime kısmet" şeklinde olur bence. Artık kimin kısmetindeyse o gelir tadar. Di mi?

    By Blogger Tijen, at 13 Ağustos 2010 22:08  

  • Di Tizo di ;)

    By Blogger Oya Kayacan, at 14 Ağustos 2010 10:43  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home